İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Türk medya ile kamuoyunun merkezine oturan soruşturma kapsamında tutuklanan Tahir Sarıkaya’ya dair Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) birimlerinin hazırladığı mali analiz raporu, sarsıcı detayları gün yüzüne çıkardı. Gazeteci Cem Küçük’e yönelik “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” iddialarını kapsayan dosya, sadece adli bir soruşturma olmaktan çıkıp, geleneksel medya figürlerinin arkasındaki devasa ve karanlık finansal ağları gözler önüne seren bir skandala dönüştü.
236 Milyon TL'yi Aşan "İzaha Muhtaç" Hesap Hareketleri
MASAK verileri üzerinden hazırlanan KOM Mali Veri İnceleme Raporu’na göre, Sarıkaya’nın 2017-2026 yılları arasındaki hesap hareketleri sıradan bir gelir profiliyle izah edilemeyecek boyutlarda. Söz konusu dönemde hesaplarına toplam 101 milyon 932 bin TL girerken, çıkış rakamı 134 milyon 170 bin TL'yi buldu. Toplamda 236 milyon TL’yi aşan bu devasa para akışının önemli bir kısmının açıklamalarının yetersiz olduğu, kişisel borç-alacak ilişkileriyle açıklanamayacak kadar yoğun ve şüpheli olduğu raporda net bir şekilde vurgulandı.
Kripto Borsaları, Kıbrıs Otelleri ve Şüpheli Transferler
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, paranın izinin sürüldüğü farklı finansal kanallar oldu:
* Kripto Trafiği: Paribu üzerinden gerçekleştirilen ve toplam hacmi 49 milyon TL’ye yaklaşan yüzlerce işlem, raporda “şüpheli kripto para hareketi” olarak kayda geçti.
* Kıbrıs Otelleri: Grand Sapphire Resort ve Merit Kıbrıs Turizm Limited gibi lüks otel işletmelerine yapılan milyonluk transferlerin kumar ödemeleri olup olmadığına dair şüphelerin bulunduğu dosyada yer aldı.
* Özyurt Ailesi Bağlantısı: Serdar Özyurt ve yakınlarına ait şirketler ile aile bireyleri üzerinden gerçekleştirilen 98 ayrı işlemle Sarıkaya’ya aktarılan paranın 5,5 milyon TL'yi aştığı tespit edildi.
* Eşinin Şirketleri: Sarıkaya’nın eşinin geçmişteki ortaklıkları üzerinden işletilen ve kadın çantası/ayakkabı ticaretiyle iştigal ettiği belirtilen şirketlerin hesaplarında ise 560 milyon TL'yi bulan devasa bir hareketlilik saptandı. Bu şirketlerin vergi matrahları ile banka hareketlerindeki uyumsuzluk, uzman bilirkişi incelemesini zorunlu kıldı.
"Gazetecilik Geliriyle Bağdaşmıyor" Vurgusu
KOM raporunun sonuç kısmındaki en can alıcı tespit, bu tablonun mesleki kazançlarla olan uçurumu oldu. Yetkililer, elde edilen verilerin standart bir gazetecilik faaliyeti veya ücretli çalışan profiliyle hiçbir şekilde bağdaşmadığının altını çizdi.
Cem Küçük odağında şekillenen şantaj ve bilgi yayma iddialarının ardından ortaya çıkan bu mali tablo, medya sektörü içindeki kirli ilişkilerin ve ekonomik çıkar ağlarının derinliğini gözler önüne seriyor. Yargı ve mali denetim birimlerinin derinleştirdiği soruşturmanın, Türk medyasındaki arka plan ilişkilerini daha da fazla ifşa etmesi bekleniyor.