Rektör Anar Eminov: Üniversitenin Geleceği, Yarattığı Değer, Yetiştirdiği İnsan ve Topluma Sunduğu Katkıyla Ölçülür

Mingəçevir Devlet Üniversitesi (MDU) Rektörü Anar Eminov, üniversitenin son bir yılda izlediği gelişim stratejisini ve vizyonunu değerlendirdi.

0 Yorum
Paylaş:
Rektör Anar Eminov: Üniversitenin Geleceği, Yarattığı Değer, Yetiştirdiği İnsan ve Topluma Sunduğu Katkıyla Ölçülür
Yazı Boyutu

Mingəçevir Devlet Üniversitesi (MDU) Rektörü Anar Eminov, üniversitenin son bir yılda izlediği gelişim stratejisini ve vizyonunu değerlendirdi. Eminov, XXI. yüzyılda üniversitelerin yapay zekâ, dijital dönüşüm, inovasyon, iş gücü piyasası dinamikleri ve çevresel sorunlar karşısında yeni bilimsel fikirler üreten, sanayi ile iş birliği yapan, uluslararası ağlara entegre olan ve topluma somut katkı sunan entelektüel merkezler olması gerektiğini vurguladı.

Rektör Eminov, MDU’daki gelişimin tek tek projeler veya istatistiklerden ibaret olmadığını; akademik mükemmeliyet, öğrenci memnuniyeti, bilimsel faaliyetler, uluslararasılaşma, dijital dönüşüm, sanayi iş birlikleri, inovasyon ve yeşil kampüs anlayışının ortak bir stratejik hedef etrafında bütünleştirilmesi olduğunu belirtti. Hedefin, “geleceğin Azerbaycan’ına ve değişen dünyaya cevap verebilecek bilgili, yetkin, yaratıcı, sorumluluk sahibi ve rekabet gücü yüksek bireyler yetiştirmek” olduğunu ifade etti.

Mingəçevir Devlet Üniversitesi (MDU) Rektörü Anar Eminov'un tam açıklaması şöyle:

Rektör Anar Eminov: “Üniversitenin geleceği, yarattığı değer, yetiştirdiği insan ve topluma sunduğu katkıyla ölçülür”


XXI. yüzyıl, üniversitelerin önüne geçmiş dönemlerle kıyaslandığında çok daha büyük ve karmaşık sorumluluklar koymaktadır. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin hızla geliştiği, iş gücü piyasasının dinamik biçimde değiştiği, inovasyonun ekonomik kalkınmanın temel itici güçlerinden birine dönüştüğü, çevresel sorunların ise küresel gündemin önemli başlıklarından birini oluşturduğu günümüz dünyasında üniversite; yeni bilimsel fikirler üreten, inovasyonu teşvik eden, beşerî sermayeyi geliştiren, öğrencisinin sesini duyan, reel sektör ve sanayi ile iş birliği yapan, uluslararası akademik ağlara entegre olan, yeşil düşünceyi teşvik eden ve toplumun gelişimine somut katkılar sunan bir entelektüel merkez olmalıdır.

Mingeçevir Devlet Üniversitesinde son bir yıl içerisinde hayata geçirdiğimiz gelişim stratejisinin temelinde tam da bu yaklaşım bulunmaktadır. Bizim için üniversitenin gelişimi, ayrı ayrı projelerin, etkinliklerin ve istatistiksel göstergelerin toplamından ibaret değildir. Bu; akademik mükemmeliyetten öğrenci memnuniyetine, bilimsel faaliyetlerden uluslararasılaşmaya, dijital dönüşümden sanayi iş birliklerine, inovasyondan yeşil kampüs anlayışına kadar bütün alanların ortak bir stratejik hedef etrafında bütünleştirilmesi sürecidir.

Bu hedef özünde açıktır: Geleceğin Azerbaycanına ve değişen dünyaya cevap verebilecek; bilgili, yetkin, yaratıcı, sorumluluk sahibi ve rekabet gücü yüksek bireyler yetiştirmek.

Bu bakımdan bizim için üniversitenin en büyük değeri öğrencidir. Çünkü bir yükseköğretim kurumunun faaliyetinin nihai sonucu yalnızca akademik göstergelerle değil; öğrencinin kazandığı bilgi, geliştirdiği beceri, içinde bulunduğu ortam ve geleceğe hazırlık düzeyiyle ölçülür. Öğrenci memnuniyeti bizim için yalnızca hizmet kalitesinin bir göstergesi değil, aynı zamanda üniversite yönetim felsefesinin önemli ölçütlerinden biridir. Öğrencinin kendisini üniversitede değerli hissetmesi, görüşlerinin dinlenmesi, çağdaş eğitim ve araştırma olanaklarına, laboratuvarlara, kütüphaneye, dijital kaynaklara, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere erişiminin sağlanması; sağlıklı ve verimli bir akademik ortamın temel koşullarıdır.

Modern ve öğrenci odaklı eğitim modelinin temelini yalnızca derslikler oluşturmaz. Öğrenci üniversitede teorik bilginin yanı sıra pratik beceriler kazanmalı, araştırma yapmalı, proje hazırlamalı, ekip çalışmasını öğrenmeli, dijital teknolojilerden ve yapay zekâ imkânlarından sorumlu ve etkin biçimde yararlanmalı, yabancı dillere hâkim olmalı ve uluslararası bir ortamda kendisini ifade edebilmelidir. Bu nedenle MDU’da eğitimin içeriğinin çağdaş iş gücü piyasasının ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmesi, yenilikçi öğretim yöntemlerinin uygulanması ve uygulamalı eğitimin güçlendirilmesi stratejik önceliklerimiz arasında özel bir yere sahiptir.
Bizim için akademik mükemmellik yalnızca yüksek notlar ve diplomalarla ölçülmez. Akademik mükemmellik; soru sormak, araştırmak, yeni fikirler üretmek, mevcut bilginin sınırlarını genişletmek ve elde edilen bilimsel sonucu toplum için gerçek bir değere dönüştürme becerisidir. Üniversitenin bilimsel kapasitesinin güçlendirilmesi de tam olarak böyle bir düşünce ortamının oluşturulmasını gerektirmektedir.

Bu bakımdan Akademik Teşvik ve İndeksleme Sistemi (ASİS), üniversitemizin akademik gelişim anlayışının önemli unsurlarından biridir. ASİS; akademik personelin bilimsel faaliyetlerinin sistematik biçimde izlenmesine, yayınların, projelerin, patentlerin, konferans bildirilerinin ve diğer akademik sonuçların dikkate alınmasına, uluslararası bilimsel veri tabanlarıyla bağlantılı olarak daha şeffaf, objektif ve sonuç odaklı bir akademik ortamın oluşturulmasına imkân sağlamaktadır. Buradaki temel amaç rakamların peşinden gitmek değildir. Amaç, bilimsel emeğin değerini artırmak, öğretim üyelerini ve araştırmacıları daha büyük bilimsel hedeflere teşvik etmek ve üniversitede sonuçlara dayalı bir akademik kültür oluşturmaktır.
 

Bilimsel gelişimin sürdürülebilir olması için üniversitenin sanayi ve reel ekonomiyle bağlarının güçlendirilmesi de özel önem taşımaktadır. Bugün MDU’nun sanayi ortaklarının sayısının giderek artması, farklı kuruluşlarla iş birliklerinin genişletilmesi, yüksek lisans öğrencilerinin araştırma konularının reel sektörün ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmesi bu yaklaşımın somut yansımalarıdır.
Biz istiyoruz ki üniversitede yürütülen araştırmalar yalnızca bilimsel makalelerde ve tez sayfalarında kalmasın. Bilimsel fikir üretime, teknolojiye, yönetime, girişimciliğe ve sosyal gelişime etki etmeli; üniversitenin ürettiği bilgi gerçek ekonomik ve toplumsal değere dönüşmelidir. Üniversite ile sanayi arasındaki bağ ne kadar güçlü olursa, öğrencinin iş gücü piyasasına geçişi de o ölçüde hazırlıklı ve hedef odaklı olacaktır.

Bu yaklaşımın önemli unsurlarından biri de modern laboratuvar ve inovasyon altyapısının oluşturulmasıdır. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler, siber güvenlik, robotik, mühendislik ve diğer geleceğin alanlarında oluşturulan imkânlar, öğrencinin geleceğin teknolojilerini yalnızca öğrenmesine değil, aynı zamanda bunları uygulamasına ve yeni çözümler geliştirmesine olanak sağlamaktadır.
Bölgede oluşturulan modern Siber Güvenlik Laboratuvarı da bu felsefenin sonuçlarından biridir. Dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde siber güvenlik; ulusal güvenliğin, ekonomik dayanıklılığın ve dijital geleceğin korunmasının temel unsurlarından biridir. Bu alanda yetiştirilen her bir uzman, Azerbaycan’ın güvenli ve sürdürülebilir geleceğine yapılan bir yatırımdır.
 

Üniversite-sanayi iş birliğinin bir diğer önemli boyutu, uluslararası teknoloji şirketleriyle kurulan ortaklıklardır. Bölgede ilk olarak “CISCO Networking Academy”nin resmî ortağı statüsünü kazanmamız, “Aselsan Bakı” MMC ile iş birliğimiz, telekomünikasyon laboratuvarının kurulması, öğrenci ve uzmanların yetiştirilmesi, teknik bilgi ve deneyim paylaşımının genişletilmesi, MDU’nun çağdaş teknoloji ekosistemine entegrasyonunu güçlendirmektedir.

Bizim için bu tür ortaklıkların amacı yalnızca ortak projeler gerçekleştirmekten ibaret değildir. Temel hedef; öğrencinin üniversite ile iş gücü piyasası arasındaki geçişini daha etkin biçimde yapılandırmak, onu gerçek çalışma ortamının gerekliliklerine hazırlamak ve gençlerimizin çağdaş teknolojilerle çalışma olanaklarını genişletmektir.

Üniversitenin geleceğini uluslararasılaşmadan bağımsız düşünmek de mümkün değildir. Dünyaya açılan bir üniversite, kendisini yalnızca ülke sınırları içerisinde değil, uluslararası akademik alanda da sınamalı; deneyim paylaşımına açık olmalı ve küresel bilimsel süreçlerin aktif bir katılımcısına dönüşmelidir.
 

Son dönemde Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarıyla kurduğumuz iş birlikleri — Marmara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, TED Üniversitesi ve OSTİM Teknik Üniversitesi ile ilişkilerimiz — bu doğrultuda attığımız önemli adımlardır. Özellikle Marmara Üniversitesi ile imzalanan Mutabakat Zaptı kapsamında oluşturulan Ortak Koordinasyon Komitesi, iş birliğimizin yeni bir aşamaya taşınması açısından büyük önem taşımaktadır.

Biz Türkiye ile ilişkilerimizi yalnızca akademik değişim çerçevesinde değerlendirmiyoruz. Ortak bilimsel araştırmaların, öğrenci ve akademisyen değişiminin, çift diploma imkânlarının, inovasyon ve girişimcilik girişimlerinin, mühendislik, yapay zekâ, İHA teknolojileri ve diğer geleceğin alanlarında iş birliklerinin genişletilmesini önemli görüyoruz.

Bu süreç yalnızca Türkiye ile sınırlı değildir. Kazakistan, Özbekistan, Malezya, Endonezya — genel olarak Asya ve Avrupa akademik alanlarıyla ilişkilerin geliştirilmesi, MDU’nun uluslararasılaşma stratejisinin daha geniş bir coğrafya üzerine kurulduğunu göstermektedir. Ancak bizim için uluslararası ortaklığın temel göstergesi, ortak üniversitelerin sayısının çokluğu değildir. Asıl mesele, her bir iş birliğini öğrenciye, akademisyene, araştırmacıya ve bütünüyle üniversiteye gerçek sonuçlar sağlayan sürdürülebilir bir ortaklığa dönüştürmektir.

Uluslararasılaşma aynı zamanda öğrencinin dünyaya açılmasıdır. Yabancı üniversitelerle iş birlikleri, değişim programları, uluslararası projeler, ortak araştırmalar ve çift diploma imkânları; gençlerimizin farklı akademik ortamları tanımalarına, uluslararası deneyim kazanmalarına ve Azerbaycan’ı küresel bilim ve eğitim alanında layıkıyla temsil etmelerine imkân sağlamaktadır.
Ancak modern üniversite yalnızca teknoloji, sıralamalar ve uluslararası ilişkilerle ölçülemez. Üniversitenin manevi, sosyal ve toplumsal misyonu da bilimsel misyonu kadar önemlidir.

Öğrencinin üniversite yaşamına aktif katılımı, kulüplerde, gönüllülük faaliyetlerinde, sporda, kültürel etkinliklerde, forumlarda ve festivallerde kendisini ifade etmesi; onun yalnızca mesleki açıdan değil, bir birey olarak da gelişmesine önemli katkı sağlar. Biz üniversiteyi yalnızca derslere girilen bir mekân olarak değil; gencin kendisini keşfettiği, dostluklar kurduğu, liderlik becerileri kazandığı, girişimlerde bulunduğu ve topluma faydalı olmayı öğrendiği canlı bir sosyal ve entelektüel ortam olarak görüyoruz.
Bu felsefenin önemli sütunlarından biri de Yeşil Üniversite anlayışıdır. Modern üniversite yalnızca geleceği öğretmemeli, geleceği kendi faaliyetlerinde de yaşatmalıdır. Enerji ve su kaynaklarının verimli kullanılması, kâğıtsız ve dijital yönetim, atıkların doğru şekilde yönetilmesi, çevre bilincinin artırılması, sağlıklı yaşam tarzının teşvik edilmesi ve öğrencilerin çevresel girişimlere dâhil edilmesi, MDU’nun yeşil gelişim modelinin temel yönlerini oluşturmaktadır.

Bu açıdan kardeş Türkiye’nin Sıfır Atık Vakfı ile iş birliğimiz özel önem taşımaktadır. Türkiye’de geliştirilen Sıfır Atık felsefesi bizim için yalnızca atık yönetimi modeli değildir. Bu anlayış; sorumlu tüketimi, kaynakların verimli kullanımını, döngüsel ekonomi ilkelerini ve çevre bilincini bir araya getiren bütüncül bir kalkınma yaklaşımıdır.

Sıfır Atık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Samed Ağırbaş ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, bu modelin üniversite ortamında uygulanması, çevresel projelerin geliştirilmesi, kaynakların verimli kullanılması ve öğrencilerde yeşil düşüncenin oluşturulması konularında gerçekleştirdiğimiz görüş alışverişi de tam olarak bu stratejik bakış açısına dayanmaktadır.
Bizim için yeşil kampüs yalnızca yeşilliklerle çevrili bir kampüs değildir; yeşil düşünen insanların yetiştiği bir kampüstür.
Bu düşüncenin doğal devamı, üniversitede sağlıklı yaşam ve sosyal sorumluluk ortamının oluşturulmasıdır. Düzenlediğimiz Yeşil Kampüs Spor Festivali ve diğer sosyal-ekolojik girişimler göstermektedir ki sağlıklı yaşam tarzı, çevresel sorumluluk, öğrenci aktifliği ve toplumsal dayanışma birbirinden bağımsız alanlar değildir. Bunlar, çağdaş üniversite insanının yetişmesinin birbirini tamamlayan unsurlarıdır.

Gerçekleştirilen çalışmaların ve geliştirilen yeni yaklaşımların sonuçları uluslararası alanda da karşılık bulmaktadır. MDU’nun WURI 2026 sıralamasında iki kategoride dünyanın TOP-100 üniversiteleri arasında yer alması ve söz konusu sıralamada Azerbaycan’dan temsil edilen tek üniversite olması, bizim için büyük bir gurur olmanın yanı sıra daha büyük bir sorumluluk da oluşturmaktadır.
Biz bu sonucu nihai hedef olarak görmüyoruz. Bu, gerçekleştirdiğimiz çalışmaların uluslararası düzeyde değerlendirilmesinin bir göstergesi ve daha büyük hedeflere giden yolun önemli bir aşamasıdır. Çünkü sıralama bizim için yalnızca bir rakam değildir. O; üniversitede oluşan inovasyon kültürünün, girişimcilik anlayışının, öğrenci katılımının, akademik gelişimin ve sosyal etkinin uluslararası düzeyde görünür hâle gelmesidir.

Ben, MDU’nun son bir yılda kat ettiği gelişim yoluna ayrı ayrı projelerin penceresinden değil, bütüncül bir sistem olarak bakılması gerektiğine inanıyorum. ASİS akademik mükemmelliği; modern laboratuvarlar uygulamalı eğitimi ve inovasyonu; sanayi ortaklıkları kariyer olanaklarını; uluslararası ilişkiler küresel entegrasyonu; öğrenci odaklı yönetim akademik memnuniyeti; Yeşil Kampüs ise sosyal ve çevresel sorumluluğu güçlendirmektedir. Bu alanların her biri diğerini tamamlamakta ve sonuç olarak bütüncül, modern ve geleceğe yönelik bir üniversite modeli ortaya çıkmaktadır.

Hedefimiz yalnızca bir bölge üniversitesi olmakla yetinmek değildir. MDU’yu bölgenin gelişimine liderlik eden, Azerbaycan’ın bilimsel ve entelektüel potansiyelinin güçlenmesine katkı sağlayan, uluslararası akademik ağlarda görünür olan ve öğrencilerine geleceğin fırsatlarını sunan modern bir üniversiteye dönüştürmektir.
Bu yolun temel itici gücü ise insandır.

Öğretim üyesi, araştırmacı, öğrenci, mezun — üniversitenin her bir mensubu bu ortak akademik ailenin parçasıdır. Üniversitenin teknolojisi ne kadar modern, laboratuvarları ne kadar donanımlı, uluslararası ilişkileri ne kadar geniş olursa olsun, bütün bunları gerçek değere dönüştüren insan sermayesidir.

Bu nedenle üniversitenin gelişimine ilişkin yaklaşımımda benim için en önemli ilke insana yatırım yapmaktır. Çünkü teknoloji değişir, iş gücü piyasası değişir, meslekler değişir. Ancak düşünen, öğrenen, üreten, değişime uyum sağlayan ve topluma karşı sorumluluk taşıyan insan, her gelişim modelinin temelini oluşturur.

Bu nedenle üniversite felsefemizi tek bir cümleyle ifade etmek mümkündür:
Geleceğin üniversitesini bugünün imkânlarıyla değil, yarının ihtiyaçlarını görerek inşa etmek.
İnanıyorum ki MDU’nun önümüzdeki gelişim aşaması; daha büyük bilimsel sonuçlar, daha güçlü uluslararası ortaklıklar, daha yüksek öğrenci memnuniyeti, daha geniş kariyer imkânları, yeni teknolojik projeler ve daha derin bir sosyal sorumluluk anlayışı üzerine kurulacaktır. Önümüzde büyük hedefler var ve bu hedeflere giden yol; sürekli yenilenmeden, açık düşünceden, uluslararası iş birliğinden, inovasyondan ve en önemlisi insana yatırımdan geçmektedir.

Üniversite kurmak yalnızca bina inşa etmek, laboratuvar oluşturmak ve eğitim programları hazırlamak değildir. Üniversite kurmak; geleceğin insanını, geleceğin düşüncesini ve geleceğin toplumunu şekillendirme sorumluluğunu üstlenmektir.

Biz MDU’nun geleceğini tam da bu sorumluluk üzerine inşa ediyoruz.
Gençlerimize şunu söylemek istiyorum: Üniversite yıllarınızı yalnızca diploma almak için değil; kendinizi keşfetmek, düşünmek, üretmek, araştırmak ve ülkenizin geleceğinde söz sahibi olmak için değerlendirin. Önünüzdeki fırsatlardan yararlanın, öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmayın. Çünkü Azerbaycan’ın yarını, bugün kazandığınız bilgi, geliştirdiğiniz karakter ve taşıdığınız sorumlulukla inşa edilecektir.

Bizim görevimiz ise sizlere yalnızca bugün için değil, değişen dünyanın yarını için de mükemmel bir üniversite ortamı oluşturmaktır.
İnanıyorum ki üniversitenin gerçek gücü, yetiştirdiği gençlerin hayatına dokunduğu noktalarda ve toplumda yarattığı değerde ortaya çıkar. MDU’nun gelişim yolculuğunun en büyük ölçütü de tam olarak budur.
Bilgili gençlik güçlü toplum, güçlü üniversite ise güçlü gelecek demektir.
Bizim en büyük hedefimiz de yetiştirdiğimiz bilgili öğrencilerle Azerbaycan’ın geleceğine hizmet eden sürdürülebilir bir akademik ortam oluşturmaktır.


Anar Eminov
Mingəçevir Devlet Üniversitesi Rektörü

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.