Gürsel Erol: Yeni Partiye gidenler Kemal Bey'e itibar suikasti yaptı!

TV100 yayınına katılan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, kurultay çağrısı içeren bir bildiri yayınlamayı planladıklarını ancak bu planı bir süre ertelediklerini açıkladı. Erol, "Kemal Bey'e karşı belki de yeni partiye giden arkadaşlarımızın çok sistematik bir yürüttükleri bir yıpratma politikasıyla Kemal Bey toplumda resmen bir itibar suikastına uğradı" ifadelerini kullandı.

0 Yorum
Paylaş:
Gürsel Erol: Yeni Partiye gidenler Kemal Bey'e itibar suikasti yaptı!
Yazı Boyutu

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, TV100 yayınına katıldı. Kurultay çağrısı içeren bir bildiri yayınlamayı planladıklarını ancak bu planı bir süre ertelediklerini açıklayan Elazığ Milletvekili Erol, “Hukukçu arkadaşımızla da bu konuyu görüştük, tartıştık. Önümüzde hukuksal bir sorun var. Yani Yargıtay kararı kesinleşmeden olağan veya olağanüstü kurultaya gitmek mümkün değil. Şimdi yasal olarak yapılamayacak bir kurultayla ilgili talepte bulunulan parti içerisinde yeni bir tartışma yaratmak da doğru değil. Zaten bir kriz aşamasındayız. Bu krizin doğru yönetilmesi lazım. Kişisel veya anlık beklentilerle bir kurultay talebinin bu süreçte doğru olmadığını düşündük ifadelerini kullandı.

"KEMAL BEY İTİBAR SUİKASTİNE UĞRADI"

CHP’li 7-8 milletvekili ile sürekli bir araya geldiklerini anlatan Erol, "Kurultay yapılsın ama Kemal Kılıçdaroğlu aday olmasın mı diyorsunuz? Eğer aday olursa siz ve arkadaşlarınız kendi adayınızı çıkarır mısınız?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Cumhuriyet Halk Partisi'nin kültüründe, geleneğinde parti içi kanatlar, parti içi muhalefet her zaman olmuştur. Ama parti içi muhalefet talepleri gündeme getirmek partinin bölünmesi veya seçilmiş yönetime karşı bir tepki vermek değil. Yönetim anlayışından, farklılıklardan kaynaklı farklı düşüncelerinin gündeme getirilmesi. Bu da CHP'nin kültüründe var. Yani Kemal Bey aslında CHP tarihinin bence kendine göre siyasette farklı bir vizyon çizen bir genel başkan olarak görev yaptığı, yüzde 48,5 cumhurbaşkanlığında oy aldığı, yani bunlar aslında inkâr edilmeyecek başarılar bence. Tabii bir seçimin sonucu başarıya veya başarısızlığa endeks değerlendirdiğiniz zaman seçimi kazanan başarılı, kaybeden başarısız. Ama bugüne kadar belki de tarihimizde iktidara karşı muhalefet adayı olarak en yüksek oyunu alındığı bir dönemi yaşadık, yüzde 48,5 az bir oy değil. Bu süreçte de Kemal Bey'le bizim kişisel bir problemimiz asla olamaz.

Kemal Bey'le ilgili toplumda bir kaygı var. Eğer bu süreç doğru planlanır, bu kaygı giderilir, parti toparlanırsa, kimsenin Kemal Bey'le ilgili bir problemi olmaz. Yani Kemal Bey'le ilgili olan problem kişisel bir problem değil. Yani şu anda kamuoyunda Kemal Bey'e karşı belki de yeni partiye giden arkadaşlarımızın çok sistematik bir yürüttükleri bir yıpranma politikasıyla Kemal Bey toplumda resmen bir itibar suikastına uğradı. Ve bu toplumda da tuttu. Ne yazık ki tuttu. İnsanlar bunu çok farklı boyutlarıyla değerlendirmiyorlar. CHP'nin başarılı olabilmesi için, kurumsal kimliğinin başarılı olabilmesi için genel başkanlar üzerine bir siyaset yapmayı ve değerlendirmeyi de doğru bulmam. Genel başkanlar gelip geçicidir, partinin kurumsal kimliği kalıcıdır.

Buradaki önemli mesele partinin kurumsal kimliğine sahip çıkması. Biz ilk günden beri hep şunu söyledik, biz ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun milletvekiliyiz, ne de Özgür Özen'in milletvekiliyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletvekiliyiz. Tabii ki ortada bir kriz var, ortada bir kaos var, ortada bir bölünme var. Toplumda bir umutsuzluk var. Ama bunlar kavgayla tarafların birbirine karşı yaklaşımlarını daha keskin bir dille, ifadeyle, tarif ederek çözmek mümkün değil."

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.