CHP'li Oğuz Kaan Salıcı: Referandum Çağrılarının Hukuki Değeri Yoktur

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Oğuz Kaan Salıcı, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin referanduma sunulması gerektiği yönündeki çağrıların hukuki bir dayanağı bulunmadığını belirtti.

0 Yorum
Paylaş:
CHP'li Oğuz Kaan Salıcı: Referandum Çağrılarının Hukuki Değeri Yoktur
Yazı Boyutu

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi  Oğuz Kaan Salıcı, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin referanduma sunulması gerektiği yönündeki çağrıların hukuki bir dayanağı bulunmadığını belirtti.

Salıcı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

Anayasa’nın 175. maddesine göre halkoylamasına yalnızca Anayasa değişikliği öngören kanunlar sunulabilir. Söz konusu teklif Anayasa’da değişiklik içermediği için referanduma götürülmesi hukuken mümkün değildir.

Bağlayıcı halkoylamalarının yalnızca Anayasa’nın öngördüğü usulle ve Yüksek Seçim Kurulu denetiminde yapılabileceğini hatırlatan Salıcı, bunun dışındaki oylamaların “önseçim” veya “referandum” olarak sunulmasının siyasi propaganda niteliği taşıdığını kaydetti.

Bazı ülkelerde (İsviçre, İtalya gibi) “halkın vetosu” adı verilen mekanizmaların bulunduğunu, ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda kanunların referanduma götürülmesini sağlayacak bir yol olmadığını vurgulayan Salıcı, bu talebin popülist bir söylem olduğunu ve etnik temelli siyasal kutuplaşmayı körükleme riski taşıdığını ifade etti.

Salıcı açıklamasını “Türkiye’nin ayrışmaya değil, toplumsal uzlaşıya ihtiyacı vardır” sözleriyle tamamladı.

Oğuz Kaan Salıcı'nın paylaşımı şöyle:
Bazı siyasi çevreler tarafından Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin referanduma sunulması gerektiği yönünde çağrılar yapılmaktadır.

Bu önerinin hukuki bir değeri yoktur. Bunu dile getirenler de bu gerçeği gayet iyi bilmektedir.

1- Anayasa’nın 175. maddesine göre, halkoylamasına sunulabilecek düzenlemeler yalnızca Anayasa’da değişiklik öngören kanunlardır. Söz konusu teklif ise anayasada değişiklik yapılmasını öngören bir düzenleme değildir. Bu nedenle referanduma götürülmesi hukuken mümkün değildir.

2- Bağlayıcı halkoylamaları, Anayasa’nın öngördüğü usule göre ve YSK’nın yönetim ve denetimi altında yapılır. Bunun dışındaki oylamaları “önseçim” veya “referandum” olarak sunmak siyasi propagandadır.

3- Bazı ülkelerin anayasalarına göre, belirli şartlar altında, kanunların yürürlüğe girip girmemesi konusunda halkoylaması yapılabilir. Bu mekanizmanın adı “halkın vetosu”dur. İsviçre ve İtalya anayasaları buna örnektir. Oralarda da vergi, bütçe, af ve uluslararası anlaşmalar referanduma konu edilemezler. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda böyle bir işleyiş yoktur. Bugün için kanunların referanduma götürülmesini sağlayacak anayasal bir yol mevcut değildir.

4- Bu nedenlerle, referandum talebi ciddiyetten uzak ve üzerinde yeterince düşünülmemiş popülist bir söylemdir.  Dahası, etnik temelli siyasal kutuplaşmayı körüklemek gibi son derece ağır sonuçları olacak bir risk içermektedir.

Türkiye’nin ayrışmaya değil, toplumsal uzlaşıya ihtiyacı vardır.

Kaynak:https://x.com/oguzksalici/status/2085361597896184022

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.