CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti MYK toplantısı sonrası yaptığı değerlendirmede Türkiye ekonomisinin en kritik göstergelerinden biri olan reel sektör döviz pozisyon açığına dikkat çekti. Sarı, son açıklanan verilere göre reel kesimin döviz pozisyon açığının 2023’te 70 milyar dolar seviyesindeyken 2026’da 204 milyar dolara yükseldiğini, yani neredeyse 3’e katlandığını belirtti.
Döviz pozisyon açığının, firmaların döviz varlıklarıyla yükümlülükleri arasındaki fark olduğunu hatırlatan Sarı, “Bu açık büyüdükçe kur riski de büyüyor. Kur yükselirse firmaların borç yükü otomatik artıyor. Örneğin kur yüzde 20 artarsa, 204 milyar dolarlık açık yaklaşık 40 milyar dolar daha büyüyor” dedi.
Sarı, uygulanan ekonomi programının döviz kurunu baskıladığını, bunun da risk birikmesine yol açtığını savundu. “Reel sektör firmaları hiç olmadığı kadar büyük bir kırılganlık içinde. Programda gevşeme olursa iflaslar artabilir, bu da bankacılık sektörüne yansır. Hükümeti uyarıyoruz: Bu açıklar yakından takip edilmeli, denetim mekanizmaları güçlendirilmeli” ifadelerini kullandı.
HÜKÜMETİ UYARMAK İSTİYORUZ
Hükümeeti uyarmak istiyoruz diyen Sarı" Buradan hükümeti uyarmak istiyoruz. Reel sektör finansal koşullar sebebiyle çok ciddi bir döviz pozisyon açığıyla karşı karşıyadır. Çok büyük bir kırılganlık içindedir. Çok büyük bir risk altındadır. Uygulaya geldiğimiz program döviz kurunu baskıladığı için, döviz kuru olması gereken seviyelerde olmadığı için burada çok ciddi bir risk birikmektedir ve reel sektör firmalarının önümüzdeki dönemde programda ortaya çıkan gevşemeye bağlı olarak çok ciddi şekilde iflaslarla karşı karşıya kalacağını göreceğiz. Reel sektör firmalarının iflası finansal sektör firmalarının da kredi mekanizması üzerinden yani bankaların da iflası anlamına gelecektir ya da bozuk kredilerinin sayısının artması anlamına gelecektir. Dolayısıyla reel sektör firmaları hiç olmadığı kadar büyük bir risk altındadır. Türkiye’de üretim yapan, istihdam üreten bu firmalar çok büyük kırılganlıkla karşı karşıyadır. Buradan hükümeti uyarmak istiyoruz. Reel sektör firmalarının döviz pozisyonu açıkları takip edilmeli. Buralara müdahale edilmeli. Bununla ilgili gözetim ve denetim sistemleri geliştirilmeli ve bu firmaların döviz yükümlülükleriyle döviz varlıkları arasındaki ilişki yeniden gözden geçirilmelidir."dedi.
SAVAŞTAKİ UKRAYNA VE İRAN'IN BİLE ENFLASYON YÜZDE 20'NİN ALTINDA
Sarı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Savaş olmasaydı enflasyon yüzde 20 seviyesinde olurdu” yönündeki açıklamasını da eleştirdi. Şimşek’in İran ve Körfez’deki gelişmelere atıfta bulunduğunu belirten Sarı, şu karşılaştırmayı yaptı:
“Yanı başımızda 5 yıldır devam eden Ukrayna-Rusya savaşı var. Savaşın içindeki bu ülkelerde bile enflasyon yüzde 20’nin altında. Savaştaki İran ve Ukrayna’nın bile bu kadar yüksek enflasyona sahip olmadığı bir ortamda, ‘Savaş olmasaydı enflasyonumuz yüzde 20 olurdu’ demek trajik ve komik bir söylem. Ekonomi yönetiminin böyle bir açıklama yapması, durumu hafife almak gibi algılanabilir.”
Sarı, reel sektörün döviz pozisyon açığının ülkenin en önemli kırılganlık göstergelerinden biri olduğunu vurgulayarak, hükümetin bu konuda acil önlem alması gerektiğini yineledi.