CHP’li Canpolat: Emekçinin de Emeklinin De Hakkını Koruyacağız

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Türkiye’de milyonlarca insanın en temel sorununun geçim sıkıntısı olduğunu belirterek, asgari ücretli ve emeklilerin enflasyon karşısında ezilmemesi gerektiğini vurguladı.

0 Yorum
Paylaş:
CHP’li Canpolat: Emekçinin de Emeklinin De Hakkını Koruyacağız
Yazı Boyutu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Türkiye’de milyonlarca insanın en temel sorununun geçim sıkıntısı olduğunu belirterek, asgari ücretli ve emeklilerin enflasyon karşısında ezilmemesi gerektiğini vurguladı.

Canpolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, maaşların vatandaşın cebine girmeden eridiğini, mutfaktaki yangının her geçen gün büyüdüğünü ifade etti. Çalışanların alın teri dökmesine rağmen ay sonunu getiremediğini, emeklilerin ise yıllarca çalışmasına rağmen insanca yaşayabilecek bir gelire ulaşamadığını kaydetti.

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine dikkat çeken Canpolat, yılın ilk altı ayında tüketici fiyatlarındaki ciddi artışa rağmen asgari ücrette herhangi bir ara zam yapılmamasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Enflasyonun yalnızca bir istatistik olmadığını, pazarda filesi küçülen, markette daha fazla para ödeyen, kira ve faturalarını ödemekte zorlanan milyonlarca insanın hayatındaki gerçeklik olduğunu belirtti.

 

Açlık sınırının 35 bin liranın üzerine çıktığı bir ülkede çalışan ve emekli gelirlerinin bu seviyenin gerisinde bırakılmasının sosyal adaletle bağdaşmadığını söyleyen Canpolat, şu ifadeleri kullandı:

“Emeklilik, insanın hayatının sonunda yoksulluğa mahkûm edildiği bir dönem olmamalıdır. Asgari ücret, bir insanın yalnızca hayatta kalmasını değil, insanca yaşayabilmesini sağlayacak bir ücret olmalıdır. Enflasyon karşısında eriyen ücretleri telafi etmemek, milyonlarca insanın alın terini ve emeğini görmezden gelmektir.”

Canpolat, ekonominin gerçek başarısının büyüme oranlarından ziyade vatandaşın sofrasına koyduğu ekmekte, çocuğunun eğitim imkânında, emeklinin huzurunda ve çalışanın ücretinin satın alma gücünde ölçüldüğünü vurguladı. Ekonomik büyümenin toplumun geniş kesimlerinin refahına dönüşmemesi halinde bunun kalkınma sayılamayacağını ifade etti.

Açıklamasında “Asgari ücretliyi enflasyona ezdirmeyeceğiz. Emekliyi yoksulluğa mahkûm etmeyeceğiz. Çalışanın alın terini değersizleştirmeyeceğiz” diyen Canpolat, emeğin hakkını vermenin yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Canpolat, Türkiye’nin kaynakları, üretme gücü ve çalışkan insanları olduğunu kaydederek, bu kaynakların adil, şeffaf, liyakatli ve halkın yararını önceleyen bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Hedeflerinin üretimi artıran, istihdam yaratan, emeği koruyan ve gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltan bir ekonomik düzen kurmak olduğunu ifade etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat'ın açıklamasının tam metni şöyle:

EMEKÇİNİN DE EMEKLİNİN DE HAKKINI KORUYACAĞIZ

Bugün Türkiye’de milyonlarca insanın en temel sorunu geçim sıkıntısıdır. Maaşlar daha vatandaşın cebine girmeden erimekte; mutfaktaki yangın her geçen gün büyümektedir. İnsanlarımız çalışıyor, üretiyor, alın teri döküyor ama ay sonunu getiremiyor. Emekli yıllarca çalışmasına rağmen insanca yaşayabileceği bir gelire ulaşamıyor. Asgari ücretli ise temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için her ay yeniden hesap yapmak zorunda kalıyor.

TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları bile yılın ilk altı ayında tüketici fiyatlarındaki ciddi artışı ortaya koyarken, asgari ücretlinin gelirinde herhangi bir artış yapılmaması kabul edilemez. Çünkü enflasyon yalnızca bir istatistik değildir. Enflasyon; pazarda filesi küçülen, markette aynı ürün için daha fazla para ödeyen, kirasını ve faturalarını ödemekte zorlanan milyonlarca insanın hayatındaki gerçekliğin adıdır.

Açlık sınırının 35 bin liranın üzerine çıktığı bir ülkede, milyonlarca çalışanın ve emeklinin gelirinin bu gerçekliğin gerisinde bırakılması sosyal adaletle bağdaşmaz.

Emekli yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, prim ödemiş, üretmiş, çocuk büyütmüş, hayatını çalışarak geçirmiştir. Emeklilik, insanın hayatının sonunda yoksulluğa mahkûm edildiği bir dönem olmamalıdır. Emekli; pazara çıktığında fiyat düşünmek, ilaç alırken hesabını yapmak, elektrik ve doğalgaz faturası arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalıdır.

Asgari ücret ise bir insanın yalnızca hayatta kalmasını değil, insanca yaşayabilmesini sağlayacak bir ücret olmalıdır. Çalışan insanın emeğinin karşılığını alamadığı, tam gün çalışan milyonların yoksullukla mücadele ettiği bir ekonomik düzen sürdürülebilir değildir.

Enflasyon karşısında eriyen ücretleri telafi etmemek, milyonlarca insanın alın terini ve emeğini görmezden gelmektir. Hak edilmiş bir gelirin enflasyon karşısında kaybolmasına seyirci kalmak, çalışanı ve emekliyi kaderine terk etmektir.

Bizim anlayışımızda ekonomi, yalnızca büyüme oranlarından ve finansal göstergelerden ibaret değildir. Ekonominin gerçek başarısı; vatandaşın sofrasına koyduğu ekmekte, çocuğunun eğitim imkânında, emeklinin huzurunda, çalışanın aldığı ücretin satın alma gücünde ölçülür.

Ekonomik büyüme, toplumun geniş kesimlerinin refahına dönüşmüyorsa bunun adı kalkınma değildir.

Türkiye’nin ihtiyacı; günü kurtaran, enflasyonun altında ezilen ücretleri seyreden değil, vatandaşını enflasyona karşı koruyan öngörülebilir ve adil bir ekonomi politikasıdır.

Bizim hedefimiz; üretimi artıran, istihdam yaratan, emeği koruyan, gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltan ve vatandaşın geleceğe güvenle bakmasını sağlayan bir ekonomik düzen kurmaktır.

Asgari ücretliyi enflasyona ezdirmeyeceğiz.

Emekliyi yoksulluğa mahkûm etmeyeceğiz.

Çalışanın alın terini değersizleştirmeyeceğiz.

Emekçinin hakkını, emeklinin onurunu ve vatandaşın insanca yaşama hakkını koruyacağız.

Çünkü biliyoruz ki emeğin hakkını vermek yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur.

Kul hakkının, adaletin ve hakkaniyetin gereği budur.

Türkiye’nin kaynakları vardır. Türkiye’nin üretme gücü vardır. Türkiye’nin çalışkan insanları vardır. İhtiyacımız olan; bu kaynakları adil, şeffaf, liyakatli ve halkın yararını önceleyen bir anlayışla yönetmektir.

Emekçiyi de emekliyi de çaresiz bırakmayacağız.

İnsanlarımızın alın terinin karşılığını aldığı, emeklinin huzur içinde yaşadığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı, hiçbir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamak için çaresiz kalmadığı bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.

Çünkü bizim siyaset anlayışımızda devletin görevi, vatandaşın sırtındaki yükü artırmak değil; vatandaşını korumak, güçlendirmek ve insanca yaşayabileceği koşulları sağlamaktır.

Adaletli ekonomi, güçlü toplum demektir.
Güçlü toplum, emeğe ve emekçiye değer veren toplumdur.
Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun içindir.
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI 
Cemal CANPOLAT

Kaynak Link: https://x.com/cemal_canpolat/status/2089375869244461313



 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.