Türkiye gazetesi muhabiri Yılmaz Bilgen’in Ayn el-Arab’da (Kobani) gerçekleştirdiği özel röportaj, Suriye’deki dengelerin ve bölgesel politikanın tamamen değiştiğini gözler önüne seriyor. Türkiye'de atılan "Terörsüz Türkiye" adımlarının ardından, bölgenin geleceğini doğrudan etkileyecek kritik gelişmeler yaşanıyor.
Ayn el-Arab’da Yeni Bir Dönem
2012 yılından bu yana terör örgütü PYD/YPG'nin kontrolünde bulunan ve DEAŞ çatışmaları sırasında ağır tahribat alan Ayn el-Arab, bugün oldukça farklı bir tablo sergiliyor. Şehirde hayat doğal akışına dönmüş durumda; caddelerde Türkçe konuşuluyor, Türk GSM hatları aktif bir şekilde kullanılıyor. Şehir merkezinde göndere çekilen dev Suriye bayrağı ise yeni dönemin somut simgesi olarak dikkat çekiyor.
“YPG ve SDG’nin Feshini Birkaç Gün İçinde Açıklayacağız”
PYD-SDG Kobani Sorumlusu Mahmut Berhudan, gazeteci Yılmaz Bilgen’e yaptığı açıklamalarda entegrasyon sürecinde sona gelindiğini duyurdu:
“Suriye ordusu ve merkezi hükûmetiyle yürütülen entegrasyon görüşmelerinde tüm engeller hemen hemen tamamen aşıldı. Önümüzdeki birkaç gün içinde YPG ve SDG’nin feshini kamuoyuna ilan edeceğiz. Özerk yönetim yapısı da geçerliliğini yitirecek. Tek bir devlet, tek bir ordu ve ortak bir bayrak çatısı altında, el birliğiyle yeni Suriye’yi inşa edeceğiz.”
“Ankara’nın Hamlesi Bin Yılın Adımıdır”
Suriye'deki bu değişimin Türkiye’deki süreçten bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Berhudan, Türkiye’deki liderliğin attığı adımları şu sözlerle değerlendirdi:
* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin üstlendiği inisiyatifin "bin yılın hamlesi" olduğunu ifade etti.
* Açılan bu yeni sayfanın yalnızca Suriye ve Türkiye için değil; Irak, İran ve tüm Orta Doğu coğrafyası için tarihi sonuçlar doğuracağını söyledi.
* Kürt nüfusun göz ardı edilerek bölgede kalıcı barışın sağlanamayacağını, atılan adımın gerçek bir devlet adamlığı vizyonu sunduğunu vurguladı.
Silahlar Gömüldü, Geri Dönüş Yok
Suriye ordusuyla askerî entegrasyonun teorik olarak tamamlandığını aktaran Berhudan, gelinen noktadan kesinlikle geri adım atılmayacağını belirtti:
* Çözüm Bekleyen Başlıklar: Kadın yapılanması YPJ ve Türk vatandaşı olan örgüt mensuplarının durumunun görüşüldüğünü ancak bunların aşılamaz engel oluşturmadığını dile getirdi.
* Ayrılıkçı Bir Ajanda Yok: Kendi bağımsız devlet taleplerinin hiçbir zaman olmadığını vurgulayan Berhudan; "Kobani’nin ayrı bir devlet olması akıl dışı bir iddiadır. Suriye Kürtleri bu ülkenin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye’de de binlerce akrabamız var. 1926 çizgisinin getirdiği ayrılığı bitirip kucaklaşma vaktidir" dedi.
* Ümmet Vurgusu: Kürtlerin Müslüman bir toplum olduğuna ve "İslam ümmeti" çatısı altında birlikte yaşama iradesine değinerek, ortak geleceğin ancak tek bayrak ve tek devlet prensibiyle inşa edilebileceğinin altını çizdi.
Rakamlar ve Entegrasyonun Detayları
Örgütün üye sayısına dair geçmişte paylaşılan yüksek rakamların gerçeği yansıtmadığını kabul eden 52 yaşındaki Mahmut Berhudan, mevcut tabloya dair şu verileri paylaştı:
* Şu ana kadar 10 bin ile 12 bin civarında savaşçının Suriye ordusu bünyesine katıldığını aktardı.
* Yıllardır iddia edildiği gibi 70 ila 100 bin kişilik bir silahlı güçlerinin bulunmadığını belirtti.
* Bünyelerindeki Arap unsurların ayrıldığını ve mevcut yapıda Arap savaşçı kalmadığını ifade etti.
Suriye’de devlet kurumlarının, enerji sahalarının ve petrol kuyularının merkezi yönetime devri gibi aşamaların tamamlanmasıyla birlikte kapsayıcı, adil ve tüm etnik/dini unsurları (Kürt, Arap, Türkmen, Süryani, Ezidi vb.) kucaklayan yeni bir anayasa sürecine geçilmesi bekleniyor.
Röportaj linki:
https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/sdgnin-kobani-sorumlusu-berhudan-ile-suriyede-gorustuk-silahlari-gomduk-ypgyi-feshedi-1809485?s=1