CHP Konya Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Barış Bektaş, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidarın adalet anlayışını yerden yere vurdu.
Bektaş, “Hiçbir ülke cezaevi inşa ederek adalet üretemez” diyerek başladığı konuşmasında iktidarın ekonomi gibi adaleti de inşaat üzerinden yürütmeye çalıştığını vurguladı:
“İktidar, ekonomi gibi adaleti de inşaat üzerine bina etmekte ve yeni cezaevi inşaatlarını çözüm gibi sunmaktadır. Suçun önlenmesi ve sosyal politikaların artırılması yerine cezaevi inşaatı ile ilgilenen iktidar, yüksek güvenlikli Y ve S tipi cezaevleri ile ağır tecrit uygulamaları inşa etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Tek kişilik odalara dayalı sistemin ve sosyal alanların sınırlandırılmasının mahkumların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Bektaş, net bir uyarıda bulundu:
“Tekrar suç işlemenin önüne geçmek için ıslah ve rehabilitasyon yerine tecrit ve mahkumları tamamen kriminal hale getirmek doğru bir yöntem değildir.”
Bektaş, siyasi görüş farklarının ötesinde ortak sorumluluğa dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bizler farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz. Ancak insan onurunun korunması, adil infaz rejiminin tesisi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Ülkemizin gelişmişlik düzeyi, devletin infaz rejimine emanet edilmiş bireylerin şartları ile doğru orantılıdır ve acilen bu şartların rehabilite edilmesi gereklidir.”
Konuşmasını “Cezaevleri intikamın değil, modern rejimlerin uygulandığı kurumlar olmalıdır” sözleriyle noktalayan Barış Bektaş, ilgili önergenin desteklenmesi gerektiğini belirterek Genel Kurulu selamladı.
CHP’li milletvekili, cezaevlerinde uygulanan ağır tecrit politikalarına karşı rehabilitasyon ve insan onuruna dayalı bir infaz rejimi çağrısını bir kez daha güçlü biçimde dile getirmiş oldu.
Ayrıca Bektaş sosyal medya hesabından Cezaevlerini çoğaltmak adaleti güçlendirmez; adaleti güçlendiren, suçu doğuran nedenleri ortadan kaldıran ve insan onurunu esas alan bir hukuk düzenidir. Bir devletin büyüklüğü inşa ettiği cezaevleriyle değil, özgürlüğünden yoksun bıraktığı insanlara dahi gösterdiği adalet ve insanlıkla ölçülür."ifadelerini kullandı.
