Sosyal medya mecralarını insan kaynağı temin etme sahası olarak kullanan, özellikle çocukları ve gençleri ağlarına çekip talimat ile finansmanı dijital ortamdan sağlayan "yeni nesil" suç örgütlerine karşı güvenlik güçleri mücadele konseptini değiştiriyor. Artık bu yapılarla mücadelede Terörle Mücadele Daire Başkanlığı (TEM) birimleri de aktif olarak görev alacak.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suç örgütlerinin yapılanma ve faaliyet biçimlerinin evrildiğini, klasik organize suç yapılanmalarından farklı özellikler sergileyen bu yeni suç ağlarına karşı mücadele yöntemlerinin de buna paralel şekilde geliştirildiğini açıkladı.
Bakan Çiftçi, emniyet birimlerinin yeni çalışma düzenini şu sözlerle duyurdu:
“Bundan böyle güvenlik birimlerimizin Terörle Mücadele Daire Başkanlıkları, 'yeni nesil' suç örgütleri ve organize suç örgütleriyle mücadelede de görev alacak.”
Geleneksel Mafyadan Farklı: Mekansız ve Dijital Ağlar
"Yeni nesil" suç örgütlerinin oluşturduğu tehdidin yalnızca gerçekleştirdikleri münferit suçlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Çiftçi, bu oluşumların organizasyon biçimleri ve toplum üzerindeki etkileri bakımından farklı bir güvenlik problemi teşkil ettiğini belirtti.
Söz konusu yapıların klasik çete modellerinden ayrıştığını vurgulayan Bakan Çiftçi, şu değerlendirmeleri yaptı:
“'Yeni nesil' suç örgütlerine baktığımızda klasik mafya yapılanmalarından oldukça farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bunların belli bir mekanı, klasik anlamda sabit bir kadrosu veya hiyerarşisi yok. İnternet üzerinden irtibat kurabiliyor, suç işlemek için kolaylıkla yeni kişiler bulabiliyorlar. Elebaşlarının önemli bir bölümü de yurt dışında bulunabiliyor.”
Bu grupların tek bir alanla sınırlı kalmadığını; siber dolandırıcılıktan uyuşturucu ticaretine, iş yeri kurşunlamadan haraç, tehdit ve silahlı saldırılara kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürüttüğünü belirten Çiftçi, örgütlerin şiddeti görünür kılarak toplumda korku yaratmaya çalıştığını ifade etti.
Mücadelenin neden asayiş boyutunu aştığını ise şu sözlerle açıkladı:
“Terör örgütlerinin toplumun huzurunu bozmak, korku oluşturmak ve özellikle çocuklarla gençleri kendi yapılarına çekmek için kullandıkları bazı yöntemleri bugün 'yeni nesil' suç örgütlerinde de görüyoruz. Amaçları ve hukuki nitelikleri aynı değil ancak ortaya çıkardıkları toplumsal zarar bakımından göz ardı edemeyeceğimiz benzerlikler var. Çocuklarımızı, gençlerimizi hedef alıyor, şiddeti araç olarak kullanıyor ve toplumun güvenlik duygusuna zarar veriyorlar. Bu nedenle mücadeleyi yalnızca klasik bir asayiş meselesi olarak ele alamayız.”
Bu yaklaşımın, suç örgütlerinin hukuken "terör örgütü" olarak tanımlandığı anlamına gelmediğinin altını çizen Çiftçi, esas amacın güvenlik birimlerinin tecrübe, teknoloji ve operasyonel kapasitesini en üst düzeyde sahaya yansıtmak olduğunu kaydetti.
Gençler Hedefte: Suç Zincirinin Tamamı Hedef Alınacak
Örgütlerin insan kaynağı devşirmek için özellikle çocukları ve gençleri hedef aldığını, sosyal medyanın bu süreçte araç olarak kullanıldığını belirten Bakan Çiftçi; para, statü ve sahte aidiyet vaatleriyle gençlerin kandırıldığını söyledi. Suça sürüklenen çocukların arkasındaki yapının bütünüyle çökertileceğini belirterek şunları söyledi:
“O çocuğu bulan ve yönlendiren kişiye, silahı temin edene, parayı gönderene ve talimatı veren örgüt yöneticisine kadar bütün zincire ulaşmak zorundayız. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu yapıların insan kaynağı haline getirmelerine müsaade etmeyeceğiz.”
Yapay Zeka Destekli Takip ve Bütüncül Mücadele
Suçun artık sokak sınırlarını aştığını, propaganda, talimat ve finansman aşamalarının dijitalde yürütüldüğünü ifade eden Çiftçi, sosyal medyada yapay zeka destekli açık kaynak takibi yapıldığını dile getirdi. Tetikçiliği özendiren, silahlı paylaşımlar yapan hesapların tek tek belirlendiğini vurgulayarak şöyle devam etti:
“Suç artık yalnızca sokakta işlenmiyor. Hazırlığı, propagandası, finansmanı ve talimat süreci dijital ortamda yürütülebiliyor. Bu nedenle sokaktaki faili yakalamakla yetinmiyor, suçun arkasındaki finansmanı, talimat mekanizmasını ve örgüt yönetimini de hedef alıyoruz.”
TEM birimlerinin örgütlü yapıları çözümlemedeki birikiminin bu alana aktarılacağını belirten Çiftçi, devletin güvenlik kapasitesinin en etkili şekilde birleştirileceğini ifade ederek şu ifadelere yer verdi:
“Burada mesele yalnızca hangi birimin hangi suça baktığı değil, devletimizin elindeki güvenlik kapasitesini değişen suç yapılanmalarına karşı en etkili biçimde kullanmaktır. Karşımızdaki suç yapılanması değişiyorsa mücadele yöntemimizin de buna göre gelişmesi gerekiyor.”
2026 Mücadele Bilançosu ve Yurt Dışı Takibi
2026 yılını organize suç örgütleri ve uyuşturucuyla mücadelede özel mücadele yılı ilan ettiklerini hatırlatan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yılın ilk 7 ayına ilişkin verileri paylaştı:
“2026 yılını organize suç örgütleri ve uyuşturucuyla mücadelede özel mücadele yılı ilan ettik. Yılın ilk 7 ayında 518 organize suç örgütüne yönelik toplam 1445 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 12 bin 175 şüpheliyi gözaltına aldık, 6 bin 320 çete mensubu tutuklandı. Çökerttiğimiz örgütlerin 304'ü yerel, 105'i bölgesel, 92'si ulusal, 17'si ise uluslararası ölçekte faaliyet gösteriyordu.”
Sınır ötesine kaçan ya da yurt dışından Türkiye'deki eylemleri yöneten çete elebaşlarına da gözdağı veren Çiftçi, uluslararası adli iş birliklerinin kararlılıkla süreceğini şu sözlerle belirtti:
“Suçu Türkiye'de işleyip, başka bir ülkeye kaçmak veya yurt dışından Türkiye'deki bir suç örgütünü yönetmek hiç kimse için güvenli bir alan oluşturmayacak. Hangi ülkede bulunurlarsa bulunsunlar, suç örgütü yöneticilerinin ve mensuplarının yakalanarak Türk adaletine teslim edilmesi için ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdürüyoruz.”
Bakan Çiftçi, devletin kararlılığını vurgulayan şu ifadelerle açıklamasını tamamladı:
“Milletimizin huzurunu hedef alan ve suçtan bir güç alanı oluşturmaya çalışan hangi yapı olursa olsun karşısında devletimizin bütün gücünü bulacaktır. 'Yeni nesil' suç örgütlerine karşı güvenlik birimlerimizin bütün imkanlarını bir araya getirerek mücadelemizi sürdüreceğiz. Yalnızca suçu işleyen kişiyi değil, suç örgütünü yöneten ve ayakta tutan yapının tamamını hedef alacağız.”