Tıp dünyasının yıllar önce büyük oranda kontrol altına aldığı, hatta neredeyse tamamen ortadan kaldırdığı düşünülen kızamık, Türkiye’de yeniden endişe verici bir tırmanışa geçti. Son verilere göre vaka sayıları binli sınırları geride bırakırken, uzmanlar virüsün sıradan bir çocukluk hastalığı olarak görülmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.
Bulaştırıcılığı Sınır Tanımıyor: Tek Bir Hasta 18 Kişiye Bulaştırabiliyor
Kızamık virüsünü bu kadar tehlikeli ve hızlı yayan temel etken, olağanüstü yüksek bulaştırıcılık oranına sahip olması. Solunum yoluyla (damlacık yoluyla) ve döküntüler vasıtasıyla yayılan virüs, korumasız bir toplumda adeta orman yangını gibi ilerleyebiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları, enfekte olmuş tek bir kişinin, çevresindeki 16 ila 18 kişiye virüsü rahatlıkla bulaştırabildiğinin altını çiziyor. Toplum içindeki bulaş oranının yüzde 75 ila 90 gibi çok yüksek seviyelere ulaşabilmesi, hastalığın yayılma hızını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Yıllara Göre Artış Trendi Korkutuyor
Geçmişte başarılı aşılama kampanyalarıyla dip seviyelere çekilen kızamık istatistikleri, son birkaç yılda tablonun tamamen tersine döndüğünü gösteriyor. Türkiye genelinde:
* 2022'de sadece 127 olan vaka sayısı,
* 2023'te 500'e,
* 2024'te 1.500'e,
* 2025'te ise yaklaşık 2.000 seviyelerine tırmandı.
2026 yılının verileri ise alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Yılın ilk aylarında başlayan hızlanma, sonbahar dönemi itibarıyla vaka sayılarının 3 bin sınırına dayanmasıyla zirveye ulaştı.
Toplumsal Bağışıklık Duvarı Neden Çatırdıyor?
Bir salgının önlenebilmesi için toplumdaki bağışıklık oranının en az yüzde 95 olması gerekiyor. Ancak Türkiye’de bu oranın yüzde 92'lere kadar gerilediği, özellikle büyük şehirlerde bu eşiğin de altına düşüldüğü belirtiliyor. Uzmanlar bu tehlikeli düşüşün arkasındaki etkenleri şu başlıklarla özetliyor:
* Aşı Kararsızlığı ve Reddi: Pandemi sürecinin ardından sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler ve asılsız endişeler, ebeveynlerin çocuklarını aşılatma konusunda tereddüt etmesine yol açıyor.
* Kayıtsız Göç ve Nüfus Hareketleri: Aşı geçmişi bilinmeyen ve düzenli takibi yapılamayan göçmen hareketliliği, bağışıklık zincirinde boşluklar yaratabiliyor.
* Eksik Doz Uygulamaları: İki doz şeklinde planlanan KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısının ilk dozda bırakılması ya da takvimin aksatılması koruyuculuğu tehlikeye atıyor.
Hastalık Kimleri Hedef Alıyor, Belirtileri Neler?
Eskiden sadece çocukluk çağı hastalığı olarak bilinen kızamık, günümüzde bağışıklık duvarı zayıflayan yetişkinleri de hedef alıyor. Üstelik virüs yetişkinlerde çok daha ağır tablolara yol açabiliyor.
* Aşılı Çocuklar: Virüsle karşılaşsalar bile hastalığı ya hiç geçirmiyorlar ya da aşı sayesinde çok hafif belirtilerle atlatıyorlar.
* Aşısızlar: Yaklaşık 10 günlük kuluçka süresinin ardından 40 dereceyi bulan yüksek ateş, şiddetli öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklıkla başlıyor. Ağız içinde "Koplik lekeleri" adı verilen tipik beyaz lezyonların ardından, yüzden başlayarak tüm vücuda yayılan kırmızı döküntüler ortaya çıkıyor.
Basit Bir Döküntü Değil: Zatürre, Beyin İltihabı ve Ölümcül SSPE Riski
Kızamık vakalarının yaklaşık yüzde 5-6'sında zatürre (pnömoni) gelişirken, her bin çocuktan birinde akut beyin iltihabı (ensefalit) tablosu görülebiliyor.
Ancak tablonun en korkutucu boyutu, kızamık enfeksiyonundan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilen, yavaş seyirli ve ne yazık ki çaresi bulunmayan SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit) hastalığı. Beyne yerleşen virüsün sinsi bir şekilde ilerleyerek kişilik değişikliklerinden başlayıp komaya ve 1-3 yıl içinde ölümle sonuçlanan dört aşamalı trajik bir sürece yol açabildiği biliniyor.
Uzmanlardan Ortak Çağrı: “Aşı Hayat Kurtarır”
Hekimler, kızamık salgınının önüne geçebilmenin tek yolunun toplumsal aşı oranlarını yeniden yüzde 95'in üzerine çıkararak bağışıklık duvarını güçlendirmek olduğunun altını çiziyor. Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak uygulanan KKK aşısının zamanında ve eksiksiz yapılmasının, sadece bireyin değil; bebeklerin, yaşlıların ve kronik hastaların da hayatını koruyan en büyük kalkan olduğu vurgulanıyor.