Tümgeneral Rızai: İran Mekke Paktı'na Kurucu Ortak Olarak Girebilir!

İran’da Düzenin Maslahatını Koruma Komitesi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, ülkesinin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına “kurucu ortak” olarak dahil olabileceğini açıkladı.

Tümgeneral Rızai: İran Mekke Paktı'na Kurucu Ortak Olarak Girebilir!

İran’da etkili bir isim olan Düzenin Maslahatını Koruma Komitesi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, ülkesinin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına yalnızca prensipleri belirleyen bir “kurucu ortak” olarak dahil olabileceğini açıkladı. 22 Ağustos 2026’da devlet televizyonu IRINN’e verdiği demeçte Rızai, İran ile Mısır’ın bu tür bölgesel güvenlik düzenlemelerinin dışında tutulmaması gerektiğini vurguladı.

Rızai’ye göre iki ülke, anlaşmanın temel ilkelerinin şekillendirilmesinde aktif rol üstlenmeli. “İran ve Mısır bu tür anlaşmalarda yer almamazlık edemez; ancak kurucu olarak, orada imzalanan belgelerin fikirsel çerçevesini oluşturan taraflar olarak yer almalıdırlar” ifadelerini kullandı. Üç ülkenin kendi aralarında bir anlaşma yapıp ardından İran’dan bunu onaylamasını istemesini ise “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Anlaşma, 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandı. “Mekke Paktı” olarak bilinen düzenleme, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğerlerine de yapılmış sayılacağını öngörüyor. Türkiye, paktın yeni üyelere açık olduğunu defalarca belirtti.

Rızai, girişimin arkasında ABD’nin bölgedeki etkisinin zayıflaması ve Washington’ın rolünü azaltma eğilimi yattığını savundu. “Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan’daki dostlarımız ve kardeşlerimiz bir anlaşma imzaladı. Neden? Çünkü Amerika onlara ‘Hoşça kalın, gidiyoruz’ dedi” dedi. ABD’nin geri çekilmesiyle ortaya çıkan boşluğun, İran’ın Washington’la sürdürdüğü mücadelenin bir sonucu olduğunu ileri sürerek “Amerika’nın bölgedeki zayıflığı ve ortaya çıkan boşluk, İran milletinin savaş ganimetidir” değerlendirmesinde bulundu. Diğer ülkelerin de bu durumdan yararlanmaya çalıştığını ekledi.

İran basını, Beyrut merkezli El Meyadin televizyonuna dayandırarak Tahran’ın anlaşmaya katılması için davet aldığını duyurdu. Daha önce, 10 Ağustos’ta İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, pakta ilişkin büyük ölçüde tarafsız bir tutum sergilemiş; bunu bölgedeki güvenlik anlayışındaki değişimin bir göstergesi olarak nitelendirmişti. Bekayi, İran’ın üç kurucu ülkeyle temas halinde olduğunu, girişim hakkında bilgilendirildiğini belirtmiş ve katılım ihtimaline kapı aralamıştı.

Bölgesel güvenlik konusunda ayrı bir açıklama da İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’tan geldi. 22 Ağustos’ta X platformunda paylaştığı mesajda, Tahran’ın yeni bölgesel güvenlik ve ekonomik düzenlemelerin oluşturulmasına ilişkin komşu ülkelerden mesajlar aldığını söyledi. Bu temasların, ABD’nin “İsrail uğruna” müttefiklerinin güvenliğini zayıflattığı bir dönemde gerçekleştiğini vurguladı.

Bu arada ABD Başkanı Donald Trump, 19 Ağustos’ta sosyal medya hesabından İran’a karşı “bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanan en yıkıcı ekonomik operasyonu” başlatma sözü vermişti.

Rızai’nin açıklamaları, İran’ın paktı dışarıdan onaylamak yerine onun mimarisinde söz sahibi olmak istediğini net biçimde ortaya koyuyor. Tahran, hem kendi etkisini korumak hem de bölgesel güvenlik mimarisinde merkezi bir konum talep etmek istiyor.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.