Türkiye Gazetesi muhabiri Yılmaz Bilgen, tarihin en acımasız katliamlarından birine sahne olan Şam’ın Türkmen mahallesi Tadamun’a girdi. Bölgede 14 yıllık Esad-Baas diktatörlüğü döneminde yaşanan vahşetin izleri hâlâ taze. Şam Türkmenleri, kuşatma yıllarında verdikleri bedelleri ve sistematik soykırımın detaylarını Yılmaz Bilgen'e anlattı.
Suriye Türkmenlerinden Nizar Sohta, yaşadıklarını şöyle aktardı: “Şu an hemen hemen her evin, binanın bahçesinde şehit naaşı var. Bir gece baskınıyla 370 masum sivili katlettiler. İki evladımı ellerimle bahçeme gömdüm. Türkiye’ye olan sevgimizi bildikleri ve ana vatanımıza güçleri yetmediği için bizi kolay intikam aracı olarak görüyorlardı. Elbette Arap, Kürt kardeşlerimiz de çok ağır bedeller ödedi. Ancak hem Esad’ın hem de Nusayri askerler ve subaylarının Türkmenlere bir başka nefretleri vardı. Esad dönemi bizim için kâbustu.”
Yüzden fazla ailenin yaşadığı Tadamun’da katliamın izleri her yerde canlı. Mahalle genelinde 80’den fazla infaz kuyusu tespit edilmiş durumda. Suriye hükûmeti, uluslararası dava niteliği de kazanan bu kuyuları koruma altına alarak delillerin karartılmaması için tedbir almış. Tadamun emniyet yetkilisi Ebu Muhammed, şehit ve kayıp yakınlarıyla gezilen kuyularda binlerce sivilin naaşının yer aldığını ve her gün yeni toplu mezarlar bulduklarını kaydetti.
Bölge sakinlerinden ve Golan Türkmen Birliği idarecilerinden Şaman Ali ise şöyle konuştu: “Hâlihazırda 5 bin Türkmen’in yaşadığı Tadamun’da tarihin en kanlı soykırımı yaşandı. Acımasız gözü dönmüş katillere karşı sadece Türk olmanın bedelini ödedik. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın her Suriye açıklaması sonrası buraya bir manga özel birlik gelir, rastgele bir Türkmen’i alır götürürdü. Bir daha ondan haber alamazdı kimse. Katliamcı Esad’ın askerlerinden Emced Yusuf, suçunu itiraf etti. Ancak burada Türkmen avına çıkan sadece o değildi; Ebu Munteca, Salih Ras, Fadi Sakir, Munzir Cezayirli, Kemal Abbas, Cemal İsmail, Esad Abbas gibi daha nice Esad subayı toplu katliam yaptı. Ayrıca bazı binaların bodrum katlarına işkence ederek öldürdükleri yüzlerce şehidin naaşını gömdüler, sonra da dinamitle binaları havaya uçurdular.”
15 Temmuz gecesi: “Erdoğan’dan kurtulduk” sevinci, ardından intikam
Kanlı FETÖ ihanetinin Tadamun’da da farklı bir hatırası var. 24 yaşındaki Abdurrahman Dahir, çevredekilerin ısrarıyla yaşadığı acı gerçeği paylaştı. Terör örgütü FETÖ’nün darbe yaptığının duyulmasıyla Esad askerleri silah sıkarak “Erdoğan’dan kurtulduk” naraları atmaya başlamış. İranlı milisler de bu kutlamalara destek vermiş. Ancak gece yarısı darbenin başarısız olduğunun açıklanmasıyla sevinenler bu sefer üzülmüş.
Abdurrahman Dahir’in anlattıkları şöyle: “Askerler gece yarısı evimize gelip 4 kardeşimle babamı götürdü. ‘Darbenin başarısız olmasına sevindiniz, size bir ders verelim ki tüm Türkmenler ibret alsın’ dediler. Babamı ‘Türk’ diye işkence ederek öldürdüler ve naaşını yaktılar. Bunu yapanlar devrim sonrası suçunu itiraf etti. Kardeşlerim Ahmet (22) ve Halil (20) ise Sednaya’da şehit oldu. Diğer ikisinden ise hiç haber alamadık. Ailemizde toplam 14 şehit var.”
Kapılar hep hüzün yüklü evlere açılıyor
Tadamun sokaklarında savaş ve katliam döneminin izlerini görmek mümkün. Arka sokaklar şeritlerle çevrili ölüm çukurlarıyla dolu. Türkmenlere ait gök bayraklı sokaklarda kapılar hep hüzün yüklü evlere açılıyor. Türkiye’den gelindiğini duyan Türkmenler hemen etrafı çevirip yaşadıkları kâbusu büyük heyecanla anlattılar.
Onlardan Semira Ali, İsrail işgalinde kalan Golan’ın Mugayyer köyünden gelip Tadamun’a yerleşmiş. Esad’a bağlı zorbalar kardeşi İsmail ile evlatları Ömer ve Muhammed’i ve eşini elinden koparıp almış. Yine Golan’ın Kadriye köyünden Mona Karabaş, eşi Ömer Hasan ve kardeşleri Adnan, Cesim ile Hüseyin’i kurban vermiş. Mugayyer köyünden Munira Mustafa ise kardeşleri Ahmet, Bilal ve Muhammed’in acısını hâlâ unutamamış.
Bölgeyi ziyaret eden Türkmen Milletvekili Tarık Silo, Türkmenlerin savaş boyunca en ön cephede yer aldığını söyledi: “Varil bombaları, PKK işgalleri, Rus saldırıları, DEAŞ ve İranlı milislerin hedefi hep biz olduk. İstatistiksel olarak en ağır bedeli biz ödedik. Evlerimiz hatta köylerimiz haritadan silindi. Yüz binlerce Türkmen evinden, köyünden, şehrinden koparılarak göçe mecbur edildi. Tartus, Lazkiye, Rakka, Halep, İdlib, Türkmendağı, Hama, Şam, Haseke’de Türkmen mücahitler ve Türkmen gruplar şerefle çarpıştı. Yaklaşık 50 bin sivil ve mücahidimiz şehit oldu.”
Türkiye Gazetesi’nin Yılmaz Bilgen imzalı bu özel haberi, Tadamun’daki ölüm çukurları ve yaşanan soykırımın tanıklıklarla belgelenmiş bir kesitini ortaya koyuyor.