Öcalan: MHP Kadar Bu Devletin Sağlam Ayağı Olacağız!

İnternette paylaşılan ve Abdullah Öcalan'ın DEM Parti heyetleriyle yaptığı görüşmelerin dökümü olduğu iddia edilen metinler, Türkiye'nin en temel meselelerine ve Öcalan'ın pozisyonuna dair çok sayıda tez öne sürüyor.

Öcalan: MHP Kadar Bu Devletin Sağlam Ayağı Olacağız!

İnternette paylaşılan ve Abdullah Öcalan'ın DEM Parti heyetleriyle yaptığı görüşmelerin dökümü olduğu iddia edilen metinler, Türkiye'nin en temel meselelerine ve Öcalan'ın pozisyonuna dair çok sayıda tez öne sürüyor. Utopia TV Ari'nin internet sitesinde paylaşılan bu dökümlerin, hacim, içerik ve üslup açısından doğruluğu güçleniyor. Görüşmelerde Öcalan'ın kullandığı çarpıcı ifadeler şunlar:

"Süreç ilerlesin beni burada tutmak istemezler."

"Özel-Kılıçdaroğlu ilişkisine dikkat edin, biri Türk diğeri Kürt."

"Kürtler ve Türkler birlikte olmasaydı İslam diye bir şey olmayacaktı."

"Devlet yetkilileri 'ulusalcı damar geride kaldı' diyor."

"Bu dönüşüm belki Kemalist tarih tezlerinin değişmesine kapı aralayacak."

"Şara'yı biraz demokrasiye hazırlamak gerek, sonra sıra İran'da."

"Ümmet dediğin şey, İslam ve Ortadoğu enternasyonalizmidir."

"AKP cumhuriyeti yeniden kurduk diyor, yanlış değil, katı zemini cumhuriyetleştirdiler."

"Kürt örgütleri 'Demokratik Toplum' ve 'Cumhuriyet Hareketi' gibi bir isim altında bir araya gelmeli."

"MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız."

"Eskiden bağımsızlıkçıydık şimdi cumhuriyete katılacağız."

Görüşme notlarında Öcalan, kendi tutukluluk talebine dair bir beklentisinin olmadığını belirtti ve "Süreç ilerlesin. Zaten beni burada tutmak istemezler" dedi. Sovyetler Birliği ve reel sosyalizm dönemine dair ise, "Tarihi bir ana tanıklık ediyoruz. Buradaki arkadaşlarla konuştuk. Hukuk meselesinde netleştirmemiz gereken birkaç husus var. Bunun farkındasınız değil mi? Ben PKK'nin Batı modernitesinin Ortadoğu'ya müdahalesinin bir sonucu olduğunu netleştirdim. Reel sosyalizm dünyanın üçte biriydi. Onu aşmamız mümkün değildi, biz onların emrini yerine getirmedik ama onlara tabiymişiz gibi görünüyorduk. Cumhuriyetin kurucu kadroları ve işte o NATO kadroları da böyledir. Onlar Batı'nin, NATO'nun dediklerini yaptılar" dedi. Değişim sürecinin Turgut Özal ile başladığını ifade eden Öcalan, bugün içinden geçilen çözüm sürecinde devlet dönüşümünde en tarihi adımlardan birinin atıldığını söyledi.

Öcalan, PKK'nin silah bırakması ve kendini feshetmesini "Çoktan sonuca varmıştım. Hükmü geçmiş şeyleri aşmak gerekir" diye yorumladı. CHP'ye dair ise, "Bu yapılmazsa, geleceği zorlar. CHP'deki iş de budur. Tarihsel rolü dolmuştur. M. Kemal ve İnönü ilişkisi için Türk-Kürt ilişkisi demiştim. Şimdi Özel ile Kemal'in ilişkisine dikkat edin biri Türk diğeri Kürt. Hatta biri Selanik'ten, diğeri de aynı mezhebi bölgeden yani Dersim'den. CHP'de olanlar cumhuriyetin temelindeki diyalektiğin kendini dile vuruşudur. Birbirleri ile çok iyiydiler aslında, neden böyle oldu? Alttaki diyalektik ile ilgilidir" ve "CHP bunu anlamak zorunda, şapka vs için onlarca kişi tasfiye edildi. Fransız devrimine özenti, ben buna Robespierrecilik diyorum. Büyük bir devrim olması için çok kişiyi katletmek, tasfiye etmek gerektiğini düşünüyorlar. Şeyh Sait, Seyit Rızalara da feodal, gerici diyerek bunu yapıyorlar. Bunlar doğru değil" dedi.

Kürtler ve Türklerin tarihi ortaklıklarına dair Selçuklu tarihinden ve Osmanlı döneminden örnekler veren Öcalan, "Dayandığım potansiyel ve onun tarihsel dili. Bahçeli tarihsel bir devlet kişiliği ortaya koydu, benimki de aşağı yukarı öyle oldu. Sonuçta tarihi bir şeye gideceğiz. Batı'nın hegemonyasının yüzyıllık böl-yönet taşları sökülüyor, tasfiye ediliyor. Ne kadar sürer bilemem, ama kesinlikle tarihidir. Alparslan'ın yanında Kürt vardı. Kiziroğlu Mustafa Bey türküsünü sever misiniz? Şırnak kökenli Kürt'tür o, Kars'a gelmiş, orada sevilmiş. Kuzey, Serhat, Erzurum, Van dahil, Türk tarihinde Selçuklu dönemi ne ise, Selçuklular hangi rolü oynamışsa Kürtlerde de Şeddadi sülalesi aynı rolü oynamış. Üç yüz yıllık Selçuklu, üç yüz yıllık Şeddadi tarihi var. Ani'yi Manucher'e verirler, Şeddadidir. Kars'ı Türklere verirler. Haçlı ve Moğol saldırılarına karşı birlikte direnç var. Ayn Calut savaşı meşhurdur. Başarılmasa, İslam diye bir şey kalmayacak. 19. yy'da Osmanlı'nın çözülüşünü Kürtlerle ilişki ve isyanlara bağlıyor. Düşündüm, doğrudur. İlk isyan 1800'lerin başıdır, Babanzadeler" dedi.

Devlet yetkililerinin "ulusalcı faşist damarın geride kaldığını ve yaşanan katliamların onların işi olduğunu" ifade ettiklerini belirten Öcalan, "Devlet yetkilileri; bu durumlar çok geride kaldı ama bunlar ulusalcı faşist bir damarın işiydi. Bugün Türkiye'de Kürt olmak, Kürtçe yayın, sanat eserleri çok yaygın, çok da güzel örnekleri var diyorlar" dedi. Bu dönüşümün Kemalist tarih tezlerinin değişmesine kapı aralayabileceğini ifade eden Öcalan, "Çok acı yaşandı. Korkunç bir savaş yaşandı. Gencecik kadınlar erkekler. Bu acıların geride bırakılması için tarihi adımlar atılıyor. Bu bir al-ver meselesi değil. Bu, güncelde doğru bir buluşmayı gerçekleştirmektir. İşte yarın yasa çıkacak, bana büyük bir yük düşecek. Kürtlerin dönüşümü, büyük bir mesele. Hem Kürt tarafını, örgüt tarafını dönüştürmek hem Türk tarafına anlatmak, ikna etmek. Yasadan sonra gazetecilerle kuracağımız temaslarda bunu anlatabilmem gerekir. Bu dönüşüm Türk solunu, Türk sağını da dönüştürecek, belki Kemalist tarih tezlerinin değişmesine kapı aralayacak. Tabi buna tamamen karşı durmazlarsa. Ben Lozan dedim, birinci anayasa dedim, ayağa kalktı bazı çevreler..." dedi. Kendi rolüne dair ise, "Benim rolüme gelince, hiç bencillik değil. Kendimle övünmeyi de sevmem; ama bu mutlaka üstlenmem gereken bir yük. Özal ve diğerleri zamanında beni bu diyaloğa çağırdılar. Bu tarihsel role soyunuyorum" ve "Buradaki erken bir ölüm ya da başka bir tasfiye iki yüz yıllık karanlık bir savaş tarihini başlatır. O yüzden dikkat şart" dedi.

Yasadan sonra "Teyit, tespit, taahhüt" (3 T) formülünün uygulanacağını belirten Öcalan, "Yasadan sonra üç T formülü olacak. Teyit, tespit, taahhüt... Teyidi devlet mekanizması yapacak. Taahhüdü biz yapacağız. Bir ayağı MGK, bir ayağı meclis olacak. MGK rapor verecek, PKK silah bıraktı diyecek. Bu konuda MGK bir karar verecek ve meclise gidecek. Üçlü sağlam bir mekanizmayla yürüyecek. Taahhüt ise benim işim. Benim devrede olmam lazım" dedi. Kerkük'ten sonra Halep'te Türkmen vali olabileceğini belirten Öcalan, "Benim ekonomi ve tarım üzerine güçlü fikirlerim var. Mezopotamya tarımını geliştirmek aklımda. Komün dediğim de odur; en verimli çiftlikleri geliştirmek. Bu, Ortadoğu petrolünden daha önemli. Kürtlerin Cumhuriyet'teki kurucu rolü Türklerden az değildir. Kürtler, Lawrence ve Araplar gibi yapmadı. Dolayısıyla bugünkü bir düzeltme hareketidir. Kerkük'ten sonra Halep'te Türkmen vali olabilir. Halep'e Türkmen Vali Suriye barışı demektir. Çok önemlidir. Kerkük'te dönüşümlü valilik pratiği iyi bir fikirdi. Kürtler, Araplar ve Türkmenler arasında birer yıl dönüşümlü" dedi.

Şara'yı biraz demokrasiye hazırlamak gerektiğini ve sonra sıranın İran'da olduğunu belirten Öcalan, "Halep, Kamışlo tarafı. Türkmenlerin Ezo gelin türküsü, barak havaları Halep'e dayandırılır. Ben Nizip'te Barak havaları ile büyüdüm. Halep bu kültürün merkezi. Tabii Arap da var. Bin yıllık tarih böyledir. Bunun altyapısı için de Şara'yı biraz demokrasiye hazırlamak gerek. Yerel demokrasi ve demokratikleşme Şara'yı da kurtarır. Bunu yapmazsa kimse kurtaramaz, bir yıl içinde darbeye uğrar ve kırım olur Suriye'de" ve "İran böyle bırakılamaz. Suriye nasıl son dönemini yaşıyorduysa bu Şia iktidarı da son dönemini yaşıyor. Neçirvan ve Bafıl'ın da içinde olacağı ve PJAK'ı da dönüştürecek bir hamle başlatmak gerekir. Türkiye pozitif rol oynamalı. Amerika-İngilize gerek kalmadan tarihi bir kardeşlik hamlesi geliştirelim. Bu, kardeşçe bir yardımlaşmadır, destektir. Birlikte PJAK'ı da dönüştürerek, uygun bir çizgiye getirerek. Yoksa binlerce kişi idam edilecek, kan deryası olacak. Bunu ABD aşamaz. Şia rejimi de kilitlenmiş, çözemez" dedi.

İran ve bölge hakkındaki çözümlemesine şöyle devam etti: "Yine İran Amerika ile kısa süreli ateşkes mutabakatından hemen sonrası Kürt bölgesine saldırıları arttırmış. Daha önce Erbil’i vuruyordu, bu kez Süleymaniye’yi de vurmaya başlamış. İran’ın içinden ve ona bağlı Irak grupları yapıyor. Yer yer PJAK ile de çatışmalar yaşanıyor. PJAK bir açıklama yaptı. İşte savaşa taraf olmadığını ama bu Kürtlere saldırıları kabul etmeyeceklerini, eğer devam ederse halkı koruyacaklarını açıkladılar. İran çözülecekse buradan çözülür. İsrail-ABD çözemez. Demokratik entegrasyon hamlesinin yansıması olacak. Ama İran’ın saldırılarına pabuç bırakılmamalı hatta alan da genişletebilirler. Pers milliyetçiliği basite alınmamalıdır. İranlılar tüm Irak’ı da ele geçirmek isteyebilir. Orayı toptan İran’a bırakmamalıyız. Yerleşirse önce Irak’ı, sonra Suriye’yi alır. İran, Lübnan’dan Afganistan’a dek savaşır. Devrim muhafızları komutanı Caferiydi. Beni ilk 1985’te o ziyaret etti. Amaçlarından kolay vazgeçmezler. Irak’ta yeni Başbakan Ali Zeydi’den Amerikalılar üç şey istediler. Bir, İran etkisini azaltacaksın. İki, Şii milis güçlerini orduya entegre edeceksin. Üç, yolsuzluklar. Korkunç yolsuzluk yapılıyor ve bu parayla da milis güçlerini finanse ediyorlar. Ali Zeydi elli kişiye yolsuzluk operasyonu başlattı. Milis güçlere de 30 Eylül’e dek süre verdi. Sadr grubu tamam dedi. Ketaib gibi gruplar yok dedi. Kürt bölgesine saldıranlar İran kadar bu bırakmayan milis güçler. İranlılar, Kürtlere saldırmamalıdır."

Ümmet kavramını "İslam ve Ortadoğu enternasyonalizmidir" şeklinde tanımlayan Öcalan, "Ortadoğu kültürüne sahip çıkmadan hiçbir şey yapılamaz. Bu tarihi bilmeden yüz yıldır solculuk adı altında Batı'nın ne kadar demode fikri varsa onun savaşını veriyorlar. Ümmet dediğin şey, İslam ve Ortadoğu enternasyonalizmidir. Ortadoğu'da Hitit'ten, hatta Sargon'dan beri bir birlik var. Bir imparatorluk birliği var, altta da halkların kültürel birliği vardır. Son iki yüz yıldır milliyetçilikle, moderniteyle birbirine girmiş, kendine yabancılaşmış. Sonra da en işbirlikçi haliyle İngiliz'e gel beni kurtara gelmiş. Sağ da olsa, sol da olsa bu toprağın kültürüne göre olacak. İki yüz yıldır bunu böl yönet pratiğine çevirmişler. Siz bunu fark ettiniz, aşmak istiyorsunuz. Ben yardımcı olacağım. İran'ı hallettiği oranda en büyük birikim Türkiye'dedir. Bu birikimler birleştikçe bizi bir Ortadoğu birliğine, enternasyonalizmine getirecek" dedi.

AKP'nin "cumhuriyeti yeniden kurduk" iddiasını değerlendiren Öcalan, "Bu yasadan sonra PKK'nın tamamı feshini tamamlamış olacak. Strateji ve örgütlenme olarak aşılmıştır. Ama yüz binleri bulan bir kadro mirasıdır. İşte siyasi partiler de bölünüyor, sağ ve sol yapılar içerisinde çokça aydın var, görüşmek isteyen var. Birinci cumhuriyetin kuruluşunda nasıl Halk Fırkası gibi bir parti çıktıysa... Zaten AKP 'biz cumhuriyeti yeniden kurduk' diyor. Yanlış değil. Katı zemini cumhuriyetleştirdiler. Fakat bu tek ayaklı kalırsa CHP bunu bozmak istiyor. Tek ayaklı cumhuriyet olmaz. Muhafazakar demokratlık ya da CHP'lilik temelinde tek sütunlu cumhuriyet olmaz. Böyle tek sütunlu halde anayasaya gitmek istiyor, böyle bir anayasa demokratik olamaz. Bu tehlikenin olmaması için en az iki sütunlu cumhuriyet inşası gerekir. Bu da Demokratik Cumhuriyettir. Tek sütunlu cumhuriyetin ömrü darbelerle, idamlarla geçti. Bu vesileyle Menderes'i de analım. En az iki ana sütun gerekir. Üçüncü, dördüncü de olabilir ama en az iki ana sütun gerekir. Daha önce de dedim. Hititler, Mezopotamya'da Mittani ayağını oluşturamayınca Asur geldi ikisini de yuttu. Eğer bu halde bırakırsak, CHP, Kemal-Özel kısır tartışmalarıyla ikinci yüzyıl sakat doğar. Darbeler ve karşı darbelerle... Kürt meselesi de öyledir, çözülmezse isyan yine gelir. Bu bir tehdit değil. 500 bin kişi çıkar, Amerika arkasına geçer, başa bela olur. Bunun yolu Türkiye Cumhuriyeti'ni iki sütuna dayandırmaktır. Ayrı bir Kürt hukuku demiyorum. Ben neden Türk ulusunun devlet hakimiyetini tartışmadım? 27 Şubat Bildirgesinde devletin biçimini tartışmadım. Buna hakkım yok. Hakkım olsa gücüm yok. Bıraktım, onu Türkler tartışsın" dedi.

Anayasada yer alacaklarını belirten Öcalan, "Bu süreç beni bir noktaya getirecek. Anayasa raftan inecek, istediğin kadar milliyetçileştir ya da İslamcılaştır, bu Kürtleri nereye koyacaksın? Ortadoğu'da 60 milyonluk bir kütle, bir de dinamik. Dinamik ne demek? Harekete geçen bir kütle. Bu tarihi süreçle birlikte bu çalışmaya başlayacağım. Büyük bir aydınlanma faaliyetine girişeceğim. Burada büyük bir dinamik kütle var, bunu ne yapacağız diyeceğim. Devleti yönetenlere diyeceğim, devasa bir kitleye anayasada bir çıkış göstermek gerekir. Kürt hukuku, Türk hukuku olmaz; evrenseldir hukuk ama Kürdün de var olduğunu gözetmelidir anayasa. İşte Kongre yapmışlar Kürt hukukçular ama hiçbir meşruiyetleri yok. Yarın darbe gelişir, bunların hepsini içeri alırlar, çünkü dayanakları yok. Dolayısıyla anayasada yerimizi alacağız. Kürtlerin hukuksal bir altyapısı yok. Kürtlerin bir hukuk öznesine dönüşmesi gerekir. Kürtlerin anayasayla bir hukuk öznesine dönüşmesi gerekir. Anayasa bununla güçlenir" ve "27 Şubat programım da öyledir. Üç kimliğe özgürlüktür. Birincisi, hiç etnisite ismi vermeden kimliğe özgürlük. Kürt de Alevi de kadın da kimliktir, hepsine anayasada yer veremezsin. Kimlik özgürdür desen yeter. İkincisi fikir ve inanca özgürlük. Üçüncüsü sistemsel özgürlük; sistemsel ifade ve örgütlenme özgürlüğü. Bunlar bir maddeye de sığdırılabilir. Demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti diyor ya, üçü de birlikte olabilir" dedi.

Kendi stratejisinin mezarda bile rol oynayacağını ifade eden Öcalan, "Çıkış koşullarını kendim hazırlayacağım. Öyle olacak ki kendileri beni çıkaracaklar. Buradan ne zaman çıkacağım, ben belirleyeceğim. Velev ki olmadı, velev ki hepimizi tasfiye ettiler burada da biz bir şeyi kaybetmiyoruz. Herhalde benden çok Apocu olamazsınız. Beni benden iyi bilemezsiniz. Benim 50 yıldır, bir sürdürme şeyim var. Bunun başarısızlığı halinde benim ayrı bir stratejim devreye girer. 50 yıldır mücadele ediyoruz. Olmadı diyelim, işte uzun süre dışarıda kalmalarını istediklerimiz var ya, Apo'yu uyuttuk diyen olursa devlete en büyük darbeyi vurmuş olur. Benim stratejim var, mezarda da olsam rolümü oynayacağım. Yasada niye Öcalan yok diye kıyamet koparmaya gerek yok diyorum" dedi.

Kürt örgütlerinin birleşmesi gerektiğini ifade eden Öcalan, "Kürt örgütleri 'Demokratik Toplum' ve 'Cumhuriyet Hareketi' gibi bir isim altında bir araya gelmeli. Hızla bunun bir Hazırlık grubunun olması gerekir. Önemli aydın ve yazarların da yer aldığı ve hatta daha önce AKP'de yer almış kişiler de girebilir. İslamcı aydınlardan, soldan geniş bir hazırlık olmalı. Bunun HDK'den farkı şu; orada bir Kongre hedefleniyordu. Biz artık bununla cumhuriyete katılacağız" ve "Biz bu devleti kendi devletimiz haline getiriyoruz. Ben böyle geliyorum ve bu tarihi bir geliştir. Ben şevkle çalışırım. Dolayısıyla dışardaki karamsarlara, Avrupa'dakilere iyi anlatın" dedi.

Öcalan, Özal'dan beri ateşi söndürmek istediğini ifade ederek, "Ben Özal'dan beri bu ateşi söndürmek istiyorum. Cumhuriyet tarihinin en önemli uzlaşma eşiğindeyiz. İslamcılar devlettedir ama hala ulusalcılarla karşı karşıyalar. Küçük bir adımla kapı aralanıyor. Biz o kapıdan Kürtleri cumhuriyetle tanıştıracağız. Bin kilometrelik yol, küçük bir adımla başlar. 30 isyan çıkmış. Cumhuriyette hala herkes birbirine düşman. Bu kendi cumhuriyetimiz" ve "Şimdi devlet bize terörist gözüyle baksa da yarın en az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız. 3 ay tartışalım, göreceksin devlet kapısı ardına kadar açılacak. Çünkü en stratejik bir halkı devletin müttefiki haline getiriyoruz. Yavuz, İdris-i Bitlisi'ye beyaz bir kağıt verir, ne istersen yaz der. Sonuç Ortadoğu kapısını aralar. Bunlar Kürtlerin statüsünü feda etmek anlamına gelmiyor. Kürtler yüz yıl uğraştı, Apo gitti, Kürtlerin statüsünü devlete sattı diyenlerin de maskesini düşüreceğim, gerçek ihanet budur. Bu çalışma sadece boğazlaşmayı engelleme değildir. Kürt-Türk demokratik ittifakı olacak. Demokratik entegrasyon dediğimiz şey. O oluştuğunda, Yavuz Kürt birlikleriyle nasıl Ortadoğu'yu kazandıysa öyle kazanıyoruz. Bahçeli bunu anladıysa diğerleri niye anlamayacak. Bir an önce birbirimize girelim istiyorlar. Tarih yok, sosyoloji yok, e benim canım böyle istiyor diyor. Özal hayatını vermişti bu işe, oğlu Ahmet'e demişti" dedi.

Türklerle anlaşacağını ifade ettiği için Türkiye'ye teslim edildiğini belirtirken Öcalan, "Ben Türklerle anlaşacağım dediğim için Türkiye'ye teslim ettiler. Kürtlerin burada anti-cumhuriyetçi olması yönünde. 93'te Yunanlılar geliyordu, Avrupalılar geliyordu. Çok övüyorlardı beni, sarhoş gibi olmuştum. Bu Özal'ın çağrısı devreye girince ve ben de Özal'la anlaşacağım deyince birden buz gibi oldular. Ne oluyor dedim. Bunu ilk kez anlatıyorum. Daha sonra anlayacaktım bunu. Roma'da madem bunun gözü Türklerle anlaşmakta, bunu onlara verelim, öldürtelim dediler. Komplo buydu. Sonra Michael Rubin de söyledi" dedi. Eskiden bağımsızlıkçı olduklarını belirten Öcalan, "Eskiden bağımsızlıkçıydık şimdi cumhuriyete katılacağız. Demokratik Cumhuriyet Konferansı'nda çağrıcı grup vardı ya, onlar olsun öyle olsun demiyorum ama benzer biçimde kurucular kurulu olmalı. Cumhuriyetçi olunacak. Eskiden bağımsızlıkçıydık. Biz cumhuriyetle siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız. Bunun hem tarihsel hem de toplumsal zemini var. Çünkü Kürtler henüz cumhuriyete katılmamış. Solcular da hala katılmadı cumhuriyete. Mustafa Suphi olayı var. Şefik Hüsnü'ler var. Solcular da cumhuriyet dışıdır. Böylesi sol grupları da dahil edeceğiz. Hem solculuklarını hem cumhuriyetçiliklerini karşılayacak bir harekete ihtiyaç var. Bunun hazırlığına girin. İlk aşama (yasa geçer ve yürürlüğe girerse) başarılı geçerse zorunlu olarak devasa bir görev bizi bekliyor. Çok sayıda kişi ile görüşeceğiz. Metiner de Altan Tan da gelsin. Ahmet Davutoğlu ile görüşeceğim. Laik aydınlar da gelsin. Rıza Türmen örneğin. Onun gibileri Kurucular Kuruluna davet edeceksiniz, bunu anlamanız gerekirdi. 50'lerde Demokrat Parti yapmıştı. Büyük bir Cumhuriyet hamlesine bir halk olarak, sadece bir halk değil kültür olarak katılıyoruz. Solcular da anlamıyorlar, ilk yüzyılda hepsi işkenceden geçti. Biz bu yüzyılda demokratik cumhuriyetle bütünleşiyoruz. Bu solcular için de bir fırsat, şerefli bir ortaklıktır" dedi.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.