Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun yayımlanan son toplantı özeti, küresel ve yerel ekonomik dengelere dair önemli saptamalarda bulundu. Raporda, özellikle jeopolitik gerginliklerin ve arz zincirindeki oynaklıkların enflasyon cephesinde yarattığı tehditlere dikkat çekildi.
Küresel Belirsizlikler ve Emtia Piyasaları Baskısı
Merkez Bankası değerlendirmelerinde, dünya genelindeki iklim olayları ve siyasi krizlerin maliyetler üzerindeki olumsuz yansımalarına vurgu yapıldı. Özellikle enerji ve tarım emtia fiyatlarındaki hareketliliğin enflasyon beklentilerini yukarı yönlü baskıladığı ifade edildi. Küresel büyüme oranlarının zayıf ve kırılgan seyrini sürdürmesi beklenirken, gelişmekte olan piyasalardan yaşanan sermaye çıkışları da risk unsuru olarak raporda yer buldu.
TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özetinde şu ifadeler kullanıldı:
“Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir.”
“Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği, Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,6, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 artacağı tahmin edilmektedir.”
“Politika faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve El Nino gibi iklim olaylarının yol açtığı olumsuz küresel hava koşullarının neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.”
“Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki etkilerinin, büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki gelişmelerin seyrine bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı yılın ikinci çeyreğinde geriledikten sonra Temmuz–Ağustos aylarında bir miktar yükselmiştir. Ağustos ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ile eylül ayı için yüksek frekanslı öncü veriler beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta azalışla birlikte, dış ticaret açığında yılın ikinci çeyreğine kıyasla gerilemeye işaret etmektedir.”