PKK yöneticilerinden Mustafa Karasu, gazeteci Erdal Er'e verdiği özel röportajda yürütüldüğü ifade edilen "çözüm" arayışları ve devam eden süreçler hakkında dikkat çekici detaylar paylaştı. Karasu, Kandil yönetiminin İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan ile karşılıklı iletişim kurabildiği özel kanallara sahip olduğunu, aynı zamanda devlet yetkilileriyle de doğrudan temasların sağlandığını beyan etti.
Kandil ile İmralı Arasındaki Mesaj Trafiği
Sürecin ilerleyebilmesi için taraflar arasındaki diyaloğun kesintisiz sürmesi gerektiğini savunan Karasu, İmralı ile aralarındaki iletişim ağını şu sözlerle ifade etti:
“Bizimle İmralı, Önderlik arasında bir temas var. Karşılıklı görüşlerin gidip geldiği bir kanal var. Yani böyle bir ilişkimiz var.”
Örgüt ve devlet kademeleri ile İmralı hattındaki bilgi alışverişinin doğal bir gereklilik olduğunu öne süren Karasu, metot ve yönteme ilişkin eleştirisini şöyle sürdürdü:
“Eğer İmralı'yla bizim aramızda hiçbir ilişki olmayacaksa, hiçbir görüşme olmayacaksa, karşılıklı görüş alışverişi olmayacaksa; yine bizimle devlet arasında karşılıklı ilişki, görüş alışverişi olmayacaksa, zaman zaman belirli konularda bir araya gelmeyeceksek bu sorun nasıl çözülecek”
Devlet Yetkilileriyle "Yüz Yüze" Temaslar ve Adımlar
Karasu’nun açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise örgüt mensupları ile devlet temsilcileri arasındaki doğrudan temas iddiası oldu. İletişimin sadece uzaktan mesaj iletiminden ibaret kalmadığını ifade eden Karasu, belirli lokasyonlarda bir araya gelindiğini kaydederek şu açıklamayı yaptı:
“Tabii ki kanal da var. Zaman zaman bazı yetkililerle bazı arkadaşlarımızın belirli mekanlarda, yerlerde oturup tartışmaları, görüşmeleri var. Bazı konularda pratik adımlar atılıyor.”
Yapılan bu görüşmelerde tarafların karşılıklı çekince, eleştiri ve rahatsızlıklarını doğrudan masaya yatırdığını vurgulayan Karasu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Devletin rahatsızlıkları oluyor belli konularda, o iletiliyor, o tartışılıyor. Ya da bizim rahatsızlıklarımız oluyor. Devlet yetkilileriyle bizim arkadaşlarımız bir araya gelip tartışıyorlar.”
“Bu normaldir. Böyle demenin hiçbir anlamı yok. O zaman nasıl çözülecek”