İsrail Silah Üretim Tesisleri Güney Kıbrıs'a Taşınıyor!

İsrail savunma sanayii şirketleri, AB’nin 150 milyar avroluk SAFE fonundan yararlanmak ve ürünlerine "Made in EU" etiketi kazandırmak amacıyla üretim tesislerini Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne taşımayı hedefliyor.

İsrail Silah Üretim Tesisleri Güney Kıbrıs'a Taşınıyor!

İsrail’in önde gelen savunma sanayii, Doğu Akdeniz’de dengeleri değiştirebilecek ve Avrupa Birliği ile olan ticari bağlarını güçlendirecek stratejik bir adım atmaya hazırlanıyor. Tel Aviv yönetimi ve İsrailli silah üreticileri, AB’nin savunma harcamalarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği 150 milyar avroluk SAFE (Doğrudan Savunma Finansman Mekanizması) fonundan pay alabilmek adına üretim merkezlerini Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) kaydırmayı planlıyor.

"Made in EU" Etiketiyle Birlik Pazarına Giriş Planı

Güney Kıbrıs basınında (başta Fileleftheros gazetesi olmak üzere) geniş yer bulan iddialara göre, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Lefkoşa’da Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği üst düzey temaslarda konunun detayları görüşüldü.

İsrailli üreticilerin temel amacı; imalat hatlarını bir AB üyesi olan Rum Kesimi'ne kurarak ürünlerine "Made in EU" (AB Üretimi) etiketi kazandırmak. Böylece Tel Aviv, Avrupa Birliği pazarındaki tedarik zincirlerine doğrudan dahil olmayı ve Birlik bünyesindeki ihale avantajlarından tam manasıyla yararlanmayı hedefliyor.

Fonun Yüzde 65 Kriteri ve Kıbrıs'ın Kilit Rolü

AB'nin SAFE fonu; üye ülkelerin mühimmat, hava savunma, füze ve kara sistemleri gibi stratejik alanlardaki tedariklerini destekliyor. Ancak fon kurallarına göre satın alınan savunma sistemlerinin bileşenlerinin en az %65’inin AB üyeleri veya Ukrayna gibi onaylı Avrupa ülkelerinden karşılanması şart koşuluyor. AB dışı ülkelerin payı ise %35 ile sınırlandırılmış durumda.

İsrail firmaları (Elbit, Rafael, IAI gibi sektör devleri), ürün bileşenlerini doğrudan dışarıdan satmak yerine üretimi Rum Kesimi'nde gerçekleştirerek bu bürokratik engeli ve %65 kriterini aşmayı planlıyor. Rum tarafının SAFE fonu kapsamında 1,2 milyar avroluk bir tahsisat aldığı ve bunun 177,2 milyon avroluk ilk dilimini tamamladığı düşünüldüğünde, teklif Rum tarafı için de ciddi bir mali ve teknolojik yatırım imkanı sunuyor.

Bürokrasi ve Güvenlik İncelemeleri Engel Olabilir mi?

İsrailli şirketlerin Kıbrıs'ta tesis açma arzusu, bu fonlara doğrudan veya sıkıntısız erişebilecekleri anlamına gelmiyor. AB mevzuatı gereği, üçüncü ülke sermayesinin hakimiyetinde bulunan veya Birlik dışındaki aktörler tarafından kontrol edilen şirketler için sıkı denetim ve özel güvenlik onay mekanizmaları işletiliyor.

Buna karşın, diplomatik ve siyasi gerilimlere rağmen İsrailli firmaların Avrupa pazarındaki payı her geçen gün büyüyor. Öyle ki, Elbit Systems gibi şirketlerin sipariş rezervlerinin rekor seviyelere ulaştığı ve bu siparişlerin büyük bölümünün İsrail dışındaki (özellikle Avrupa) müşterilerden geldiği biliniyor.

Bölgesel Denklemde Yeni Aşama

Yunanistan ile halihazırda güçlü bir savunma iş birliği yürüten İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni bir "üretim ve lojistik üssü" olarak konumlandırarak Doğu Akdeniz'deki varlığını kalıcı kılmak istiyor. Rum yönetimi ise bu ortaklık sayesinde hem fonlardan daha fazla yararlanmayı hem de Tel Aviv'in teknolojik imkanlarını adaya çekerek bölgedeki askeri ve siyasi nüfuzunu artırmayı hedefliyor.

 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.