Takvim'den Ali Rıza Akbulut'un haberine göre İmamoğlu'nu en yakınında yer alan aile dostları, kurmayları ve iş insanları yaktı.
Tutuklu bulunan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Millet Şahidimdir” adlı kitabıyla kendini aklama ve kamuoyunda algı oluşturma çabasına girmişti. Ancak mahkeme salonunda durum tamamen tersine döndü. Kitabında milleti şahit tutan İmamoğlu’nun karşısına bu kez en yakınları, aile dostları, kurmayları ve iş ortakları çıktı. Onların ifadeleri, iddia edilen rüşvet ve yolsuzluk çarkını detaylarıyla gözler önüne serdi.
İmamoğlu’nun ikinci adamı olarak bilinen Ertan Yıldız, mahkemede önemli bir tanıklıkta bulundu. Saraçhane’deki bir toplantıda İmamoğlu’nun Doğuş Holding’den talep edilen 10 milyon dolarlık rüşvetin nakit olarak teslim edilmesini istediğine bizzat şahit olduğunu anlattı.
İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay da ifadelerinde Fatih Keleş’in “İmamoğlu’nun sağ kolu” olarak süreci yönettiğini belirtti. Özellikle Cebeci Maden Ocakları’nda oluşan 80 milyar liralık kamu zararını örnek göstererek sistemin nasıl işlediğini anlattı. Eski İBB Reklam Yönetimi Müdürü Adem Tuncay ise Murat Ongun’un Reklamist firmasını “patron firması” olarak özel şekilde kolladığını mahkemeye bildirdi.
İş ortakları ve aile dostlarının tanıklıkları da çarpıcıydı. İmamoğlu’nun yaklaşık 10 yıllık aile dostu ve iş ortağı Seyfi Beyaz ile kardeşi Muzaffer Beyaz, imar ve ruhsat süreçlerindeki rüşvet iddialarını sıraladı. Sarp Yalçınkaya, Etiler’deki bir VIP ofiste Fatih Keleş’e teslim edilen dolar dolu çantaları gördüğünü söyledi.
50 yıllık inşaatçı Süleyman Çetinsaya, Boğaziçi İmar’daki ruhsat süreci için elden 500 bin dolar verdiğini itiraf etti. Serbülend Danış ise İBB’deki 500 milyon liralık alacağını tahsil edebilmek için rüşvet çarkına zorlandığını anlattı. Alacağını alabilmek için 10 milyon lira nakit para vermek ve 50 milyon lira değerindeki 2 arsasını devretmek zorunda kaldığını belirtti.
İş insanı Aziz İhsan Aktaş, 2020-2024 yılları arasında İBB bağlantılı işler için toplam 84,8 milyon lira kayıt dışı ödeme yaptığını açıkladı. Mahkemeye banka dekontlarını ve HTS kayıtlarını sundu. Ayrıca Adem Soytekin’in talimatıyla 500 bin dolar nakit rüşvetin Ali Kurt’un şoförüne elden teslim edildiği de ifadelerde yer aldı.
Mahkeme salonunda birer birer ortaya çıkan bu tanıklıklar, İmamoğlu’nun “millet şahidimdir” söyleminin aksine, en yakın çevresinin rüşvet çarkını deşifre ettiğini gösterdi. Milyonlarca dolarlık nakit teslimatlar, milyarlık kamu zararları ve elden verilen para çantaları, yargılama sürecinin en dikkat çekici unsurları haline geldi.