CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Türkiye’de çocukları ve gençleri hedef alan uyuşturucu ve bağımlılık krizine ilişkin kapsamlı bir açıklama yayınladı. Yaşanan tablonun sıradan bir adli olay sınırlarını aştığını vurgulayan Tekin, tüm kurumları ve siyasi partileri kapsayıcı bir ulusal mücadele planı etrafında toplanmaya çağırdı.
Türkiye genelinde uyuşturucu kullanım yaşının düşmesi ve bununla bağlantılı toplumsal tahribatlar gündemdeki yerini korurken, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’den konunun ciddiyetine dikkat çeken kritik değerlendirmeler geldi. Hazırladığı yazılı açıklamada dehşet verici verileri paylaşan Tekin, Türkiye'nin sessiz bir tehlike ile yüzleştiğine işaret etti.
Tekin, 2025 yılına ait resmi verileri aktararak uyuşturucu bağlantılı 1.900 can kaybının kayıtlara geçtiğini bildirdi. Aynı dönemde 65 binden fazla vatandaşın bağımlılık tedavisi görmek amacıyla sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ve 157 binden fazla hastanın aktif olarak takip edildiğini vurgulayan Tekin, bu sayıların yalnızca kayıt altına alınabilen buzdağının görünen yüzü olduğunu belirtti.
“Türkiye Sessiz Bir Savaşın İçinden Geçiyor”
Uyuşturucu krizinin yalnızca kullanıcıyı değil, ailenin tamamını çaresizliğe ve yıkıma sürüklediğini ifade eden CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in açıklaması şu şekildedir:
“Açık söylüyorum, bir milli güvenlik meselesidir. Türkiye sessiz bir savaşın içinden geçiyor. Bu savaşın hedefinde çocuklarımız ve gençlerimiz var.”
“Anne çocuğunu kaybetmekten korkuyor, bir taraftan da 'Tedavi olmazsa ne olacak, cezaevine girerse daha kötü mü olacak?' diye çaresiz kalıyor. Ben ailelerle konuşuyorum; yaşadıkları şeyin ne kadar ağır olduğunu görüyorum.”
Kayıp Çocuklar ve Uyuşturucu Kıskacı
Konunun bir diğer kritik boyutunun kayıp çocuklar olduğunu belirten Tekin, tarihsel verilerle durumun vahametine dikkat çekti. 2016 yılında 11 bin 691 çocuk hakkında kayıp müracaatının yapıldığını, ancak sonraki süreçte TÜİK’in bu verileri düzenli paylaşmayı durdurduğunu hatırlatan Tekin, 2025 yılı güvenlik birimi verilerine göre 18 bin 554 çocuğun kayıp kaydıyla getirildiğini aktardı.
Tekin, kayıp çocuklar ile suç örgütleri arasındaki bağa ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:
“Kayıp çocuklar meselesi de bunun başka bir yüzü.”
“Bir çocuğun evden çıkıp kaybolması sadece ailenin problemi değildir. O çocuk uyuşturucu çetesinin, suç örgütünün, dilenci çetesinin ya da başka bir yapının eline düşebiliyor. Ekonomik sıkıntılar, parçalanmış aileler, okuldan kopuş ve uyuşturucu birbirini besleyen bir zincir haline geliyor.”
“Tüm Kurumlar Aynı Masaya Oturmalı”
Sorunun tek bir bakanlığın ya da kurumun omuzlarına yüklenerek çözülemeyeceğinin altını çizen Gürsel Tekin; sağlık, adalet, eğitim, güvenlik ve yerel yönetimlerin ortak hareket etmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Tekin, ulusal mücadele çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Sağlık Bakanlığı tek başına çözemez, İçişleri tek başına çözemez, Milli Eğitim tek başına çözemez. Sağlık, eğitim, güvenlik, adalet, aile politikaları, yerel yönetimler ve sivil toplum aynı masaya oturacak. Devletin bütün kurumlarıyla bir ulusal mücadele programı ortaya koyması gerekiyor. Çünkü bugün bu çocukları kurtaramazsak yarın sadece çocuklarımızı değil, toplumun huzurunu ve geleceğini de kaybederiz. Bir ülke kendi çocuklarını koruyamıyorsa geleceğini nasıl şekillendirecek?”
Siyasi Partilere Ortak Tutum Çağrısı
Açıklamasının son bölümünde uyuşturucuyla mücadelenin günlük siyasetin ve parti çekişmelerinin üstünde tutulması gerektiğine değinen CHP İstanbul İl Başkanı, tüm siyasi aktörleri sorumluluk almaya davet etti:
“Bu meselede artık laf değil, devlet politikası gerekiyor. Benim çağrım bütün siyasi partilere: Gelin bunu bir parti meselesi olmaktan çıkaralım. Çocuklarımız söz konusuysa hepimizin aynı yerde durması lazım.”