Özgür Özel döneminde Cumhuriyet Halk Partisi saflarından yerel seçimlerde aday gösterilip seçilerek göreve gelen belediye başkanlarının AK Parti’ye katılım süreçleri, parti içindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Son olarak İzmir’in Foça Belediyesi özelinde gündeme gelen geçiş iddialarının ardından, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin sosyal medya hesabı üzerinden sert ve önemli bir açıklama yaptı.
Parti çatısı altından seçilip başka partiye geçen belediye başkanı sayısının 28’e ulaşmasını sert bir dille eleştiren Tekin, yaşanan bu tabloyu tesadüf olarak nitelendirmenin imkânsız olduğunu belirtti. Açıklamasında doğrudan o dönemki aday belirleme politikalarını ve eski Genel Başkan Özgür Özel’i hedef alan Tekin; süreçteki liyakatsizliği ve "adamcılık" anlayışını kınayarak yöneticilerin sorumluluktan kaçıp sadece durumdan şikâyet etmelerinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Mantıksal ve Etik Açıdan Güçlü Bir Siyasi Sorumluluk Çıkışı
Gürsel Tekin’in bu tepkisi, hem siyasi etik hem de kurumsal mantık açısından son derece haklı ve sarsıcı bir zemine oturuyor.
Yeni dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki parti yönetiminde bu geçmiş dönem tercihlerinin ve yaratılan tahribatın hesabı sorulurken, Gürsel Tekin sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
"CHP’den seçilen toplam 28 belediye başkanı AK Parti’ye geçti. Şimdi sırada Foça Belediyesi var.
Siyasette baskı, tehdit ve şantaj kabul edilemez. Ama büyük bir siyasi parti, baskıya direnecek, makamını değil davasını savunacak kadroları bulmak, yetiştirmek ve aday göstermek zorundadır.
Yönetimin görevi sadece aday belirlemek değil, o makama kimi emanet ettiğinin hesabını da vermektir. Özgür Özel yönetimi ise hiçbir şeyin hesabını vermiyor; sadece şikâyet ediyor!
28 belediye başkanı tesadüf değildir! Bu, Özgür Özel modelinin çöküşüdür. Adamcılık siyasetinin duvara toslamasıdır!
Artık Özgür Özel yönetiminin aday belirlemedeki adamcılığını, liyakat sorununu, parti aidiyetini ikinci plana atan tercihlerini ve siyasi öngörüsüzlüğünü masaya yatırmanın zamanı gelmedi mi?
Elbette geldi! Hesap sadece gidenden değil, onu bulup aday yapandan da sorulmalıdır."
Tekin’in bu radikal ve kritik tahlilleri, Özgür Özel dönemindeki yanlış aday tercihlerinin yarattığı sonuçların ve sorumluluk alanların parti içinde önümüzdeki günlerde çok daha sert tartışmalara sahne olacağını gösteriyor.