CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği kapsamlı basın toplantısında hem parti içi tartışmalara ve son dönemdeki yönelimlere karşı çok sert uyarılarda bulundu hem de iktidarın açıkladığı Orta Vadeli Program’daki (OVP) çelişkileri ve seçim ekonomisi sinyallerini masaya yatırdı.
Öztrak, konuşmasının ilk bölümünde adları Cumhuriyet ve parti tarihiyle özdeşleşmiş kimi isimlerin medya organlarındaki çıkışlarını manidar bulduğunu belirtti. CHP’nin sırttan atılacak bir bagaj ya da tasfiye edilecek bir yük olmadığını vurgulayan Öztrak, tarih boyunca partiye yönelik pek çok müdahale ve kapatma girişiminin hüsranla sonuçlandığını hatırlattı.
Faik Öztrak’ın bu konudaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz hafta sonunda,
Partimize yönelik saldırıların,
Gizlenmek istenen kirli yüzü,
Ortaya çıktı.
Ağacın kurdu içinden olurmuş.
Bugün,
Atatürk’ün posterinin yakasındaki altı oka falçata attıracak kadar,
Parti binalarımızı tahrip ettirecek kadar kinle dolu,
Gözü dönmüş bir siyasi hareketin,
Medyadaki sözcülüğüne soyunan,
Adı Cumhuriyetle Cumhuriyet Halk Partisiyle özdeşleşmiş,
Cumhuriyet Gazetesinin yazarı,
Partimizin zindandan kurtarıp,
Milletvekili yaptığı,
Mustafa Balbay,
CHP’nin kapatılmasını dillendirdi.
Tam da Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu coğrafyada,
Yeni bir hikâye yazıldığı olağanüstü bir dönemde,
Cumhuriyet Halk Partisini sırtından atılacak bir bagaj,
Tasfiye edilecek bir yük gibi görenlerin,
103 yıllık Partimizi kendilerine siper yapmaya cüret edenlerin,
Televizyonlarda savunuculuğuna soyunan sesin,
“Hiç dilemiyorum ama” diyerek
CHP’nin kapatılmasını dillendirmesi,
Hiç de masum bir girişim olarak görülemez.
Bu ülkede,
CHP’yi ve temsil ettiği siyasal çizgiyi,
Tarihten silmeye çalışanlar geçmişte de olmuştur.
Bunların ilki,
CHP henüz Müdafaa-i Hukuk hareketiyken,
Anadolu’yu işgal eden emperyalistlerdir.
Bir başkası ise,
12 Eylül 1980 darbesinin mimarlarıdır.
Ancak ne emperyalistler bu iradeyi teslim alabildi,
Ne de darbeciler CHP’yi tarihten silebildi.
Çünkü CHP,
Bir tabeladan ibaret değildir.
CHP,
Kurtuluş savaşı meydanlarında doğan,
Bir siyasal gelenektir.
Cumhuriyet’in kurucu iradesidir.
CHP’nin geleceğine ne vesayet odakları,
Ne darbeciler,
Ne de siyasi hesaplar yön verebilir.
CHP’yi millet kurmuştur.
Kararı da yine millet verir.
Milletimiz,
Son genel seçimde tüm fertlerinin oy verebileceği,
Makul parti haline getirdiği partimizi,
Dağıtmak isteyen Saray odaklarına,
Onların değirmenine su taşıyan kindar anlayışa,
Partimize yöneltilen hainliğe gereken cevabı,
İlk sandıkta mutlaka verecektir."
Toplantının devamında sözü iktidarın ekonomi politikalarına ve Orta Vadeli Program'daki (OVP) rakamlara getiren Öztrak, programda açıkça "seçim ekonomisi" hazırlıklarının yapıldığını, harcama artışlarının enflasyon beklentilerini katbekat aştığını ifade etti.
Faik Öztrak'ın ekonomiye ve OVP'ye yönelik eleştirileri ise şu şekilde:
"Orta Vadeli Programda,
Seçim ekonomisinin izlerini gösteren,
Başka rakamlar da var.
OVP’ye göre,
2027 yılında,
Faiz dışı harcamalar yüzde 38,4 artacak.
Cari transferler yüzde 45,
Mal ve hizmet alımları yüzde 44,
Sermaye transferleri ise,
Tam yüzde 130 artacak.
Peki 2027 yılı enflasyon hedefi ne?
Yüzde 21.
Harcama artışları,
Enflasyonun oldukça üzerinde.
Yani 2027’de kesenin ağzı açılacak.
Peki sonra?
Seçim geçecek.
2028 gelecek.
2029 gelecek.
Millet yine kemer sıkmak zorunda kalacak.
Bu sefer kurt kışı geçirse de yaşadığı ayazı unutmayacak.
Orta Vadeli Programda
Seçiçi emarelerinin görüldüğü bir başka rakam;
Dolar cinsinden kişi başına gelir.
“Kişi Başına Düşen Milli Gelir İlk Kez,
20 Bin dolara Yaklaşacak”mış.
Kur baskılanınca,
Türk lirası dolar karşısında değerli görünüyor.
Millî geliri dolara çevirdiğinizde de,
Kâğıt üzerinde güya herkes zenginleşiyor.
Peki bu paralar nerede?
Vatandaşın cebinde mi?
Emeklinin sofrasında mı?
İşçinin ücretinde mi?
Hayır.
Peki değerli TL en çok kimi sevindiriyor?
Değerli TL,
Kışın İsviçre’de kayak tatili yapanı sevindirir.
Yazın teknesiyle Yunan adalarını gezeni sevindirir.
Yurt dışından mal getiren zengini sevindirir.
Kâğıt üzerinde dolar cinsinden şişirdiğiniz gelirlerin;
Evine ekmek götürmekte zorlanan babaya,
Ne faydası var?
Okullar açılırken,
Çocuğuna ayakkabı alamayan anneye, babaya,
Ne faydası var?
Kirasını ödeyemeyen emekçiye,
Pazar filesini dolduramayan emekliye,
Ne faydası var?
Milletin karnı artık, bu masallara tok.
Değerli TL’yle gelen,
Değersiz TL’yle bir gecede gider.
Tıpkı, 2009’da olduğu gibi,
Tıpkı, 2019’da olduğu gibi.
Milletimiz artık,
Neyin, ne için yapıldığının farkında.
Sesini duymayana,
Halini görmeyene,
Kendini unutana ilk seçimde faturayı kesmeye hazırlanıyor."