Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci, Iğdır’daki Alican Gümrük Kapısı’nda somut hazırlıklarla kendini gösteriyor. 1952’den bu yana kapalı olan sınır kapısının yeniden açılması için altyapı çalışmaları hızla sürerken, bölgede hem ticari hem de sosyal beklentiler artıyor.
Karayolları ekipleri, kapıya giden yaklaşık 7 kilometrelik güzergahta yol genişletme ve dolgu çalışmalarını sürdürüyor. İş makinelerinin yoğun şekilde faaliyet gösterdiği alanda, aynı zamanda otopark ve tır parkı projeleri de hazırlanıyor. Havaalanı Kavşağı’na, Alican Sınır Kapısı’nı işaret eden yeni tabelalar yerleştirildi. Kavşaktaki düzenlemeler tamamlandıkça, farklı yönlere giden araçlar için de ek yönlendirme tabelaları asıldı.
Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kamil Arslan, kapının açılmasının kente ve bölgeye çok yönlü katkı sağlayacağını vurguluyor. Arslan’a göre süreç, yalnızca ticari değil; kültürel, sosyal, turizm ve ekonomik anlamda da olumlu bir hava yaratıyor. “Şu anda kamulaştırma çalışmaları devam ediyor. 7 kilometrelik yol çalışması sürüyor. Dolgu, genişletme, otopark ve tır parkı projelerinin hayata geçmesi için çalışmalar yapılıyor. Ayrıca aramızdaki sınır köprüsünün iyileştirilmesi ve genişletilmesi de gündemde” diyor.
Önemli bir gelişme de ticari kodun verilmiş olması. Eskiden Gürcistan veya İran üzerinden dolaylı yollarla yapılan ihracatlar, artık bu kapı üzerinden doğrudan ihracat beyannamesi açılarak gerçekleştirilebiliyor. Arslan, bu adımın ihracatçılar için önemli bir kolaylık sağladığını ve kapının açılmasıyla birlikte bölgede olumlu bir atmosfer oluştuğunu belirtiyor.
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ihtilafın çözülmesinin ardından sınır kapısının açılması sürecini desteklediklerini ifade eden Arslan, Türkiye’nin dış politikasını da takdirle karşıladıklarını söylüyor. “Kapının açılmasıyla birlikte ticari, turizm ve kültürel-sosyal anlamda bölgenin öneminin artacağı kesin” değerlendirmesinde bulunuyor.
Hazırlıklar tamamlandığında, onlarca yıldır kapalı kalan Alican Kapısı’nın yeniden faaliyete geçmesi, hem yerel ekonomiye hem de iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesine somut bir katkı sunması bekleniyor.