Dervişoğlu'dan İttifak Şartı:Pazarlıksız, Hesapsız Gelin!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara siyasetinde kulisleri hareketlendiren "ittifak" tartışmalarına oldukça keskin bir duruşla noktayı koydu.

Dervişoğlu'dan İttifak Şartı:Pazarlıksız, Hesapsız Gelin!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara siyasetinde kulisleri hareketlendiren "ittifak" tartışmalarına oldukça net ve keskin bir duruşla noktayı koydu. Balıkesir’de gerçekleştirdikleri "İhanete Karşı Bayrak Açıyorum" mitinginin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, özellikle eski yol arkadaşları ve farklı siyasi oluşumların liderlerine yönelik "şartlı bir davet" mesajı gönderdi.

 “İttifak Dayatmasına Kapım Kapalı”

Dervişoğlu'nun açıklamalarındaki temel vurgu, dışarıdan gelen ittifak taleplerine veya "birileri tarafından yan yana getirilmeye çalışılma" çabalarına olan tepkisiydi. İYİ Parti lideri, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin partileri zorunlu bir cepheleşmeye ittiğini kabul etse de, şu anki konjonktürde bir seçim olmadığını hatırlatarak şu çıkışı yaptı:

“Ben birilerinin dayatmasıyla ittifak yapmam. Eğer yakın zamanda bir seçim beklentisi veya baraj kaygısı varsa elbette oturup konuşabiliriz, ancak bugün Türkiye'nin gündeminde bir seçim yok.”

Eski Yol Arkadaşlarına "Pazarlıksız" Çağrı

İYİ Parti bünyesinden koparak kendi yollarını çizen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Anahtar Parti lideri Yavuz Ağıralioğlu ve Kutlu Parti lideri Yusuf Halaçoğlu'nu hedef alan Dervişoğlu, "kırgınlıkları ve ayrılıkları" bir kenara bırakan bir çağrıda bulundu. İsim vermeden bu üç ismi işaret eden Dervişoğlu, şu ifadelerle adeta bir "rest" çekti:

“Madem ayrılıp gittiniz, şimdi yeniden buluşma vakti gelirse; kapımız açık. Ancak şartımız net: Pazarlıksız ve hesapsız gelin.”

Bu tartışmanın arka planında, Ankara kulislerinde bir süredir konuşulan "milliyetçi/ulusalcı çizgideki partilerin aynı çatı altında toplanma" senaryoları yatıyor. Özellikle Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, son dönemdeki açıklamalarında, iktidarın terör sürecine dair adımlarına karşı "milli güçlerin birleşmesinin bir zorunluluk" olduğunu savunmuş ve bu birleşmeye karşı çıkanların dolaylı yoldan iktidarın değirmenine su taşıdığını öne sürmüştü.

Özdağ, Atatürk’ün Birinci Meclis modelini örnek göstererek, bu yapılarla yan yana gelmemeyi seçmenine açıklayamayacağını vurgulamıştı. Dervişoğlu ise bu çağrılara, partisini bir "tabela partisi" veya "dayatma aktörü" konumuna düşürmeyecek, iradesini net bir şekilde ortaya koyan bir tavırla cevap vermiş oldu.

 

 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.