CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, siyasi temsil, partililik bilinci ve seçmen iradesinin korunmasına ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Sandıktan çıkan her oyun kişisel bir başarı değil, halkın partiye ve ilkelerine verdiği bir emanet olduğunu vurgulayan Gülsever, seçimlerdeki başarının arkasında örgüt emeğinin yattığını altını çizerek ifade etti.
Gülsever, bireysel tercihlere ve siyasi değişimlere saygı duyulması gerektiğini belirtirken; seçmenin sandıkta yalnızca adaya değil, partinin temsil ettiği köklü değerlere ve geleceğe dair umutlarına oy verdiğini hatırlattı.
Ayten Gülsever’in kamuoyuyla paylaştığı açıklama şu şekilde:
"Savaş meydanlarında kazanılan bağımsızlığı Cumhuriyet’le taçlandıran, çağdaş Türkiye’nin kuruluşuna öncülük eden Cumhuriyet Halk Partisi, gücünü halktan alır. Bu güç; yurttaşlarımızın güveninde, kuşaklar boyunca savunulan ilkelerde ve örgütümüzün emeğinde yaşar.
Kişiler bu uzun yolculuğun değerli birer parçasıdır. Ancak hiçbirimizin hikâyesi, birlikte yazdığımız tarihten büyük değildir.
Seçmenin oyu, bir makamın tapusu değildir. Bir vekâlet, bir emanettir. Seçilen kişi o iradenin sahibi değil, temsilcisidir. Demokrasinin özü de “Benim” demekle “Bana emanet edildi” demek arasındaki farkta saklıdır.
Elbette herkesin siyasi tercihini değiştirme hakkı vardır. Bu hakka saygı duyarız. Ancak aynı saygı, seçmenin sandığa giderken hangi siyasi kimliğe ve hangi değerlere oy verdiğini hatırlamayı da gerektirir. Çünkü o oyda yalnızca bir adaya duyulan güven değil, bir partinin ilkelerine ve temsil ettiği değerlere verilen destek de vardır.
Seçim başarısı tek bir kişinin emeğiyle kazanılmaz. O başarıda kapı kapı dolaşan, sokak sokak çalışan, sandık başında gece boyunca bekleyen örgüt emekçilerinin alın teri vardır. Farklı görüşlerden yurttaşların ortak bir siyasi irade etrafında buluşması vardır. Bu nedenle hiçbir başarı, kişisel bir kazanım olarak görülemez.
Bir oy, seçim pusulasına vurulan bir mühürden ibaret değildir. O mührün arkasında seçmenin beklentisi, tercihi ve geleceğe dair umudu vardır. Seçim gecesi tek bir oyun dahi kaybolmaması için gösterdiğimiz özeni, seçimden sonra da o oyun anlamını ve iradesini korumak için göstelmeliyiz.
Kadınlara ve gençlere bir borcumuz var: Eşit, özgür, adil ve daha güzel bir Türkiye’yi birlikte kurmak.
Cumhuriyet Halk Partisi; kuruluş değerleriyle, örgütüyle ve halktan aldığı güçle bu sorumluluğu taşımaya devam edecektir.
Makamlar değişir, görevler değişir, kişiler değişir.
Ama seçmenin iradesine duyduğumuz saygı ve geleceğe verdiğimiz söz aynı kalır."