Cumhuriyet Halk Partisi Dış Politika Kurulu, bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin hazırladığı güncel değerlendirme notunu sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştı.
Ukrayna-Rusya Savaşı’nın tırmanma riskinden Orta Doğu’daki enerji krizine, Yunanistan ve GKRY'nin Ege ile Kıbrıs'taki tek taraflı adımlarına kadar pek çok kritik başlığın yer aldığı açıklamada, Türkiye'nin stratejik menfaatlerinin korunmasına vurgu yapıldı.
CHP Dış Politika Kurulu tarafından paylaşılan değerlendirme metni aynen şu şekildedir:
CHP Dış Politika Kurulu - Güncel Değerlendirmeler:
1. Ukrayna-Rusya Savaşı yayılma riski. Ukrayna Savaşı, NATO ve AB üyesi kimi devletlerin “İstekliler Koalisyonu” (İngiltere, Almanya, Polonya) olarak Rusya derinliklerindeki sivil hedeflere saldırması ile potansiyel olarak, diğer devletleri de savaşın içine sürükleyecek bir dönüşümdedir. Rusya’nın kimi İstekliler Koalisyonu üyelerine sert şekilde askeri mukabelede bulunacağına dair işaretler artmaktadır. Karadeniz’de ise Türk ticaret gemilerine Ukrayna tarafından kimi dış hedef istihbaratı desteğiyle saldırılarda bulunulması savaşı kritik bir aşamaya taşımıştır.
Tarihten alınmış dersler ve stratejik menfaatlerimizin korunması konusunda, Rusya Federasyonu’nun güveninin kaybedilmemesi; Ukrayna’nın da en sert şekilde uyarılması ve NATO içinde bizi de içine sürükleyecek emrivakilerin engellenmesi, savaşın son dört yılındaki en önemli tespitler olarak değerlendirilmektedir.
2. Enerji Güvenliği. Basra Körfezindeki ABD-İsrail’in İran saldırısı sonucunda oluşan petrol ve gaz kaynaklı enerji güvensizliği sürmektedir; savaşın bir an evvel Haziran 2026 MOU - mutabakat muhtırası paralelinde tekrar ateşkes ile duraksatılması desteklenmelidir.
ABD Hazine Bakanı Steve Scott Bassent’ın 24 Ağustos’taki İran’ın “ekonomik dışlanması ve ikincil yaptırımlara konu edilmesi” yönündeki açıklamalarına “ortak ülke” Türkiye’nin diğer menfaati etkilenecek BRICS üyeleri ve küresel güney politikaları kapsamında da karşı çıkılması ve İran ile ticareti için sürdürmesi yerinde görülmektedir.
3. Yunanistan-GKRY. Türkiye’nin Yunanistan’la dostluk ve barış içinde ilişkilerini sürdürmek azim ve iradesi içerisindeyken, Yunanistan’ın Ege’de GKRY’nin ise Kıbrıs’ta atmakta olduğu adımlar bu politikaların sürdürmesini zorlaştırmaktadır.
3.1. Ege’de tek yanlı adımlar ile milli açık deniz park alanları ilanı, adaların Lozan/Paris antlaşmaları taahhütlerine aykırı olarak askerleştirilmesi, Türk Hükümetlerince adaların egemenliği konusunda diplomatik, bunlar yetersiz kalırsa diğer, girişimlerde bulunması uygun görülmektedir.
3.2. Kıbrıs’ta iki devletli çözüme uzlaşı göstermeyen GKRY’nin bir konfedere yapıyı savunmasının da anlamsız olduğu yaşananlarla her gün daha iyi anlaşılmaktadır. Adanın kuzeyindeki futbol müsabakalarına Barselona’daki 6-18 yaş gurubundaki genç oyuncuların dahi katılımına tahammülsüzlük göstermesiyle GKRY’nin toplumsal uzlaşmadan anladıkları oldukça çarpık ve bir o kadar çatışmacı zihniyetleriyle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu konunun BM Genel Sekreteri Guterres’in dikkatine sunulmasında fayda görülmektedir.