Cumartesi günü yapılacak Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde CHP Parti Sözcüsü Müslüm Sarı, Üsküdar’da düzenlediği basın toplantısında son gelişmeleri değerlendirdi. Sarı, üç CHP’li belediye meclis üyesinin gözaltına alınmasını seçim sürecine müdahale olarak yorumladı. CHP listelerinden seçildikten sonra AK Parti’ye geçen meclis üyelerine de sert eleştiriler yöneltti.
Üsküdar’ın hem CHP hem de AK Parti açısından stratejik önem taşıyan bir ilçe olduğunu vurgulayan Sarı, daha önce yapılan belediye başkan vekilliği seçiminin dördüncü turunda CHP adayının kazanmasına rağmen sonucun yargıya taşınması üzerine seçimin iptal edildiğini ve cumartesi günü yeniden yapılacağına karar verildiğini hatırlattı.
“Üç üyemizin oy kullanamaması için operasyon”
Sarı, seçim öncesinde üç CHP’li belediye meclis üyesinin gözaltına alındığına dikkat çekti. Bu isimlerden ikisinin aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olduğunu belirten Sarı, gözaltı süreleri nedeniyle bu üç üyenin cumartesi günkü oylamada oy kullanamayabileceğini söyledi.
“Bu arkadaşlarımız gözaltına alındıkları için cumartesi günü yapılacak oylamada oy kullanamayacaklar. Dolayısıyla burada seçim ayarlı bir gözaltı işleminin olduğunu görüyoruz. Seçimin cumartesi gününe konuluyor olması ve bu arkadaşlarımızın gözaltı sürelerinin cumartesi günü sona erecek olması, üç belediye meclis üyemizin cumartesi günü yapılacak seçimde oy kullandırılmamasına dönük bir operasyon olduğu kanaatini bizde güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
CHP’nin Üsküdar’da başlangıçta 28 belediye meclis üyesiyle yola çıktığını, ancak bu sayının 23’e düştüğünü ve üçünün de hâlen gözaltında bulunduğunu aktaran Sarı, “Bunun seçim ayarlı bir müdahale olduğunu buradan ilan etmek istiyoruz” dedi. Gözaltındaki üyelerin oy kullanabilmesi için hukuki girişimlerin sürdüğünü de açıkladı.
“Siyasi yankesicilik ve ahlaksız bir tutum”
Sarı’nın eleştirilerinin bir diğer odağı ise CHP listelerinden seçilen dört belediye meclis üyesinin AK Parti’ye katılması oldu. İki ismin daha önce partiden istifa ettiğini belirten Sarı, parti değiştirenlere şu sözlerle tepki gösterdi:
“Bir muhalefet partisinin belediye meclis üyesi olan, onun siyasal düşüncesi ve siyasal kültürü içinde olan bir arkadaşın, yıllardır mücadele ettiğimiz iktidar partisine doğru hareketlenmesi ve orada pozisyon alması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu çok açık bir siyasi yankesiciliktir. Dolayısıyla bu ahlaki de değildir.”
Bu geçişlerin arkasındaki nedenlerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini savunan Sarı, “Siyasal düşünceleri mi değişmiştir? Yoksa başka bir durumla mı karşı karşıya kalmışlardır? Çeşitli menfaatler mi teklif edilmiştir? Tehditlerle mi karşı karşıya kalmışlardır? Bunları bilmiyoruz. Bunları kamuoyunun takdirine sunuyoruz” dedi.
Özgür Özel dönemine de eleştiri
Sarı, yalnızca parti değiştiren isimleri suçlamanın yeterli olmadığını belirterek Özgür Özel yönetimine de eleştiri yöneltti. Yerel seçimlerin üzerinden yaklaşık iki buçuk yıl geçmesine rağmen CHP listelerinden seçilen 30’un üzerinde belediye başkanının AK Parti’ye geçtiğini hatırlattı. Aday belirleme süreçlerinin sorgulanması gerektiğini vurgulayan Sarı şu soruları yöneltti:
“Bu belediye başkanlarımızı kim seçti, nasıl seçti, hangi yöntemle seçti? Belediye meclis üyelerimiz hangi yöntemlerle seçildi, bunların referansları neydi, bunun sorumluluğunu kim alacak?”
Sorumluluğun yalnızca geçen isimlere yüklenemeyeceğini söyleyen Sarı, “Bu arkadaşlarımızı Cumhuriyet Halk Partisi içinde yetkilendiren, makam veren, mevki veren, pozisyon açan, bu konuda ön ayak olan bütün arkadaşlarımızın da sorumlulukları vardır. Genel başkanından en düz parti meclisi üyesine kadar, burada oy kullanmış olan partililerimize kadar. Çuvaldızı kendimize de batırmamız gerekir” diye konuştu.
“Tüm seçenekler masada”
CHP Genel Merkezi olarak Üsküdar Belediyesi’nin partide kalması için meclis üyeleriyle temas halinde olduklarını belirten Sarı, seçimde “firesiz” hareket etmeyi hedeflediklerini söyledi. Gözaltındaki üç üyenin oy kullanabilmesi için her türlü hukuki girişimin sürdüğünü ve seçime katılmama ihtimalinin de masada olduğunu açıkladı:
“Bu arkadaşlarımızın bir şekilde oy kullanabilmeleri için gerekli bütün seçenekleri masada tutuyoruz. Seçimlere katılmamak gibi, bu arkadaşlarımızın oy kullanabilmelerini sağlayacak hukuki müdahaleler gibi bütün seçenekleri kullanıyoruz. Hepsi masada.”
Yüreğir kararına “yetki gaspı” tepkisi
Sarı, açıklamasında Yüreğir Belediyesi’ndeki belediye başkan vekilliği seçimine ilişkin mahkeme kararına da sert tepki gösterdi. Mahkemenin salt çoğunluk hesabını hatalı bulduğunu, CHP adayının kazandığı dördüncü tur yerine üçüncü turdaki sonucu esas alan kararı “yetki gaspı” olarak nitelendirdi.
“Mahkeme açık bir yetki gaspı gerçekleştirerek Yüreğir’i AKP’ye verdi. Bence bu dünya siyasal tarihine geçecek bir karardır” diyen Sarı, CHP’nin karara karşı hukuki yollara başvuracağını ve Yüreğir’deki protestoların devam ettiğini belirtti.
“Üsküdar’ı kolay kazanmadık, kolay kaybetmeyeceğiz”
Üsküdar’daki seçimin olası bir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği seçiminin “provası” olarak görüldüğüne dikkat çeken Sarı, böyle bir durumda partinin tüm kadrolarıyla hareket edeceğini vurguladı. Açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Üsküdar Belediyesi’ni biz kolay kazanmadık, kolay kaybetmeyeceğiz. 2029’da da yine Üsküdar’ı Cumhuriyet Halk Partisi yönetecek. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi olmasın.”