CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Belediye Operasyonlarında Çifte Standart Var!

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarda seçilmiş başkanlara uygulanan muamelenin fon yolsuzluğu soruşturmasındaki tutuksuz yargılamalara kıyasla açık bir çifte standart oluşturduğunu belirterek Mersin, Ataşehir ve Eyüpsultan’daki gelişmeleri eleştirdi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Belediye Operasyonlarında Çifte Standart Var!

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 3 Ekim 2026’da partisinin Eyüpsultan İlçe Başkanlığı’nda düzenlediği basın açıklamasında Mersin Büyükşehir Belediyesi, Eyüpsultan Belediyesi ve Ataşehir Belediyesi’ne yönelik peş peşe gelen operasyonları değerlendirdi. Sarı, operasyonların art arda gelmesinin ardındaki siyasal zihniyeti ve yaratılmaya çalışılan algıyı açıkça ortaya koymak gerektiğini vurguladı.

Sarı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Son 25 yılın en büyük yolsuzluğuyla karşı karşıyayız. Banka yolsuzluğundan bu yana biliyorsunuz Türkiye’de o zaman bir yığın banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na alındı ve bunların tasfiyesi onlarca yıl devam etti. Şimdi bir fon yolsuzluğuyla karşı karşıyayız. Bu fon yolsuzluğu çok farklı yerlere doğru gidiyor, bakanlara gidiyor, AKP’nin içine doğru gidiyor. Dolayısıyla giderek siyasal boyutlar kazanıyor. Miktarı belli değil. Bu fonlar durdurulduğunda 31 tane fonun piyasa değeri 870 milyar liraydı. Ama biz öyle anlıyoruz ki bu, milli gelirin yüzde 3’üne uzanacak kadar büyük boyutlu, yani yaklaşık 50 milyar dolara ulaşacak. Varlık Fonu, hisse senetlerinin düşmesini engellemek için 50 milyarlık hisse senedi alımı yapıyor.

Dolayısıyla işin boyutu henüz belli değilken, netleşmemişken ve giderek siyasal görüntü kazanıyorken ve bu giderek AKP’ye doğru giden bir yolsuzluğa dönüşüyorken bu yolsuzluk ile ilgili algıları ortadan kaldırmak, bunu gölgelemek üzere arka arkaya Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine daha önceden hazırlandığı anlaşılan, düşünülen dosyalar operasyona konu olmaya başladı. Mersin’de mesela birbirinden kopuk üç tane dosya var: Biri Büyükşehir’de, biri Yenişehir Belediyesi’nde, biri Mezitli Belediyesi’nde. Aslında bunların üçünün birbiriyle hiç ilgisi yok. Sanıklar da birbiriyle ilgili değil, konu da birbiriyle ilgili değil. Hiçbir konu birbiriyle ilgili değil ama üç dosya aynı anda işleme konuluyor. Neden? Bu olayı büyütmek, çok büyük bir algı varmış gibi yaratmak üzere.”

Tutuksuz yargılamanın ve masumiyet karinesinin esas olması gerektiğini belirten Sarı, yüzde 50’nin üzerinde oy alarak seçilmiş belediye başkanlarının sabahın erken saatlerinde evlerinden alınarak itibarsızlaştırıldığını ifade etti. Bu noktada şu sözleri kullandı:

“Öbür tarafta fon yolsuzluğu ile ilgili bakanların çocukları, geçmişte AKP’de önemli pozisyonda bulunmuş olan kişiler tutuksuz yargılanırken birtakım tedbirlerle serbest bırakılırken, seçilmiş insanlar bu muamele esas kılınıyor. Burada çok açık bir çifte standart var.”

Ataşehir Belediyesi’ndeki gelişmelere de dikkat çeken Sarı, şöyle konuştu:

“Ataşehir Belediyesi’nde bizim 24 tane belediye meclis üyesi vardı. 12 tane de Cumhur İttifakı’nın, AK Parti-MHP’nin belediye meclisi üyesi vardı. Bizim Ataşehir Belediyesi’nde ne tür operasyon yapılırsa yapılsın belediyeyi kaybetmek gibi bir ihtimalimiz yok. Yani 24’e 12. Ne oldu? Altı tane belediye meclis üyesi bir gece operasyonuyla Cumhuriyet Halk Partisi rozetini çıkarttı, AKP rozetini taktı. 18’e 18 haline getirdiler. Şimdi ben 30 Eylül’de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlediğimde o toplantıda şunu söyledim: ‘Ataşehir’e dikkat edin. Ataşehir’de her an her şey olabilir. Ataşehir’de 6 tane belediye meclis üyesi AKP’ye geçti, sayı 18-18 oldu. Önümüzdeki günlerde Ataşehir’e bir operasyon yapılabilir ve bu operasyonun sonucunda da Ataşehir Belediyesi’nin el değiştirmesi konusunda bir siyasal irade ortaya çıkabilir’ demiştim.”

Belediye başkan vekili ile iki belediye meclis üyesinin tutuklanması halinde CHP’nin meclis üyesi sayısının 15’e düşeceğine işaret eden Sarı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu 6 tane belediye meclis üyesinin Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hemen bir gün sonra sürekli siyasal mücadele ettikleri bir partiye doğru istifa ederek geçebiliyor olması da ayrıca tartışılması gereken bir konudur. Bu, belediye meclis üyelerimizin bir siyasi hırsızlık yaptıkları, ona öncülük eden AKP’nin de bir siyasi yankesici olduğu gerçeğini ortadan değiştirmez. Bu belediye meclis üyelerimiz niçin yer değiştirmişlerdir? Birçok neden söylenebilir. Baskı altındadırlar denilebilir, menfaat temin edilmiştir denilebilir. Hangi gerekçe olursa olsun bu belediye meclis üyelerimizin AKP’ye gidiyor olması asla kabul edilebilir değildir. Bu belediye meclis üyelerimize referans olan, seçtiren bunlara referans olan, bunları seçtiren, bunlara kefil olan siyasetçilerin de öz eleştiri yapması gerekir. O siyasetçilerin de hesap veriyor olması gerekir. Hiç kimsenin yanında hiçbir şeyin kalmıyor olması gerekir. Sonuçta kim kaybediyor? Halkın iradesi.”

Eyüpsultan’ın sosyal demokratların 30 yıldır iktidar olamadığı sembolik bir ilçe olduğunu vurgulayan Sarı, belediye başkanının baskılara boyun eğmediğini belirtti. Ankara’daki bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan belediye başkanı ve diğer kişilerle ilgili süreci şöyle anlattı:

“Belediye başkanımızın henüz almış olduğumuz bilgilere göre, Ankara’daki bir soruşturma kapsamında Ankara’ya götürüldüğünü, durumunun iyi olduğunu, görüşen avukatları var. Siyaseten de, hukuken de süreci takip ediyoruz. Henüz ifadelerine başvurulmamış. Bu 28 kişi ile ilgili bir ifade süreci henüz başlamamış. Dolayısıyla pazar günü ya da en geç pazartesi günü kendisinin ifadesine başvurulacağını biliyoruz, yakından takip ediyoruz. Belediye başkanımızın ifadelerinden sonra da tutuksuz bir biçimde adli kontrolle serbest bırakılacağını umuyoruz, bekliyoruz.”

Açıklamanın ardından Müslim Sarı, yanındaki partililerle birlikte Eyüpsultan Belediyesi’ne kadar yürüdü ve orada belediye meclis üyeleri ile personelle bir araya gelerek toplantı gerçekleştirdi.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.