Bülent Ok: Gemi büyük ihtimalle makine dairesinden darbe aldı

TUDT Genel Müdürlüğü (e) Genel Müdür Yardımcısı Bülent Ok, Özlem Gürses’e Silivri açıklarında meydana gelen gemi çarpışmasını değerlendirdi.

Türkiye Deniz Ulaştırması ve Tersaneler Genel Müdürlüğü eski Genel Müdür Yardımcısı Bülent Ok, gazeteci Özlem Gürses’in programında Silivri açıklarında meydana gelen gemi çarpışmasını değerlendirdi.

Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin ALSU tankeri ile çarpışmasının ardından hızla batması ve 10 mürettebata ulaşılamaması üzerine konuşan Ok, teknik detaylara dikkat çekti. Bülent Ok, geminin yükünün rulo sac (rolled steel) olmasının hızlı batışta kritik rol oynadığını belirterek şunları söyledi: 

“Bu tür kazalarda ilk bakacağımız şey geminin yüküdür. Rulo sac yüklü olması, geminin su yüzeyinden çok hızlı kaybolmasına neden oldu. Henüz kaza raporlarının tamamını görmedik ancak benzer kazalardaki tecrübelerimize göre gemi büyük ihtimalle makine dairesinden darbe almış. Makine dairesine alınan darbe nedeniyle elektrik kesilmiş. Kaza saat 03.20-03.30 civarında meydana geldi. Bu saatte nöbetçi personel dışındaki tüm mürettebat uykudaydı. ‘Kalkın, gemi batıyor’ demeye bile fırsat kalmamış.”

Ok, olay yerinde bulunan can salı (life raft) araçlarının boş olmasının da bu tespiti desteklediğini ifade etti:

“Şu anda olay yerinde bulunan bir-iki can salı da boş. Yani mürettebat can salına ulaşamamış. Can salı, acil müdahale anında personelin içine girip denize atlayabildiği kurtarma aracıdır. Normal şartlarda çok hızlı ulaşmaları gerekir. Düğmeye basıp kendilerini denize bırakırlar. Gemi batar, mürettebat kurtulur. Ancak uykuda yakalandıkları için acil duruma geçmeye bile vakitleri olmamış.”

Gazeteci Özlem Gürses’in “Elektrik neden kesilir, yedek sistem yok mudur?” sorusu üzerine Ok şu açıklamayı yaptı:

“Normalde elektrik kesildiğinde jeneratörler 1,5-3 dakika içinde devreye girer. Ancak darbe makine dairesinden geldiği için bu mümkün olmamış. Başka bir açıklama yok. Gemi çok hızlı battı. Eğer bu gemi buğday taşıyor olsaydı bu kadar hızlı batmazdı. Rulo sac gibi ağır metal yük ve makine dairesine alınan darbe bir araya gelince elektrik kesildi, mürettebat uyanıp can salına ulaşamadı.”

Çarpışmanın nedenine ilişkin değerlendirmesinde ise Ok temkinli konuştu:

“Kara kutu açılmadan, son konuşmalar dinlenmeden kaza nedenini değerlendirmek sağlıklı bir yaklaşım değil. Marmara Denizi ve Türk boğazlarında elektronik izleme sistemleri var. Kaptanlar birbirlerinin rotalarını görebilir. Rota bilinen bir rotaydı, İskenderun’dan yük alıp Çanakkale’den geçerek Silivri açıklarına gelmişti. Çarpışma noktasına kadar elektronik sistemlerde sorun görünmüyor. Gece görüşünün kısıtlılığı, sis veya erken uyarı sistemlerinin çalışmaması gibi unsurlar akla geliyor. Fiziki bir kontrol mekanizması arızası veya akıntı da söz konusu olabilir ama Silivri açıklarında böyle bir akıntı bilmiyoruz.”

Geminin yaşına dikkat çeken Ok, Tuğberk İmamoğlu’nun 1990 yapımı, 36 yaşında bir gemi olduğunu doğruladı:“

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) kurallarına göre bu yaştaki gemiler genellikle Avrupa Birliği ülkeleri arasında yük taşıyamaz. Donanım açısından sorunlu kabul edilir. Ancak Türk bayraklı ve Türk Loydu tarafından sınıflandırılmış. Sefer uygunluk ve denize elverişlilik belgeleri liman çıkışlarında tamamlanmış. Evrak yönünden sorun yok. Bu gemiyle Norveç veya başka bir Batı ülkesi limanına yük taşıyamazsınız. Ama Marmara ve Akdeniz’de kabotaj taşımacılığında, yani kendi aramızda kullanabilirsiniz. Yeter ki denize elverişlilik belgesi geçerli olsun, mürettebat tamam olsun.”

Sorumluluk sorulduğunda ise Ok şöyle konuştu:“

Bu konuda sorunları kronolojik sıralarsak ilk sırada Türk bayraklı bir geminin iş ve işlemlerini denetlemekle yükümlü olan Türk Lloydu gelir. Türk Lloydu’ndan alınan belgelere dayanarak bir limandan diğerine yük taşıma izni veren liman başkanlıkları sorumludur. Liman başkanlıklarında survey personeli çalışır; güverte ve makine kısımlarından sorumludurlar.”

Bülent Ok, tanker ALSU’nun boş olmasının çevre felaketini önlediğini de vurgulayarak, “İki tankerin çarpışması ve yanıcı-patlayıcı madde taşıması durumunda çok daha ciddi can kaybı ve çevre kirliliği yaşanabilirdi. Boş olması bir şans” ifadelerini kullandı.

Programda, olay yerinde can salılarının boş bulunmasının mürettebatın uykuda yakalandığı yönündeki tespiti güçlendirdiği ve şu ana kadar umut verici bir işaret bulunmadığı da belirtildi.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.