BM Raporu Açıklandı: Yunanistan’a Azınlık Hakları ve Göçmen Uyarısı!

Birleşmiş Milletler’in yayımladığı son raporda Yunanistan; Batı Trakya’daki azınlık hakları, göçmenlere yönelik geri itme uygulamaları ve yargıdaki yetersizlikler nedeniyle sert eleştirilerin hedefi oldu.

BM Raporu Açıklandı: Yunanistan’a Azınlık Hakları ve Göçmen Uyarısı!

BM Raporunda Yunanistan’a Kapsamlı Markaj: Azınlık Hakları, Göç ve Hukuk Devleti Masada

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (OHCHR) tarafından Evrensel Periyodik İnceleme (UPR) süreci kapsamında hazırlanan yeni rapor, Yunanistan’daki insan hakları bilançosunu ve hukuki uygulamaları yeniden tartışmaya açtı. Toplam 25 sivil toplum ve uluslararası kuruluşun sunduğu tespit ile tavsiyelerden oluşan inceleme; Batı Trakya’daki azınlık haklarından göç politikalarına, din özgürlüğünden cezaevi koşullarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Azınlık Hakları ve Dilsel Çeşitlilik Tartışması

Raporda öne çıkan en kritik başlıklardan biri, ülkedeki dilsel çeşitlilik ve azınlık hakları oldu. Avrupa Dilsel Eşitlik Ağı (ELEN) gibi uluslararası yapılar, Yunanistan’a Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’nı onaylama ve bunu bünyesindeki tüm dilsel topluluklara uygulama çağrısında bulundu.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise resmi çizgisini koruyarak yanıt verdi. Atina yönetimi, Lozan Antlaşması çerçevesinde yalnızca Batı Trakya’daki Müslüman azınlığı tanıdığını, bunun dışında ülke sınırları içerisinde ayrı bir “ulusal azınlık” bulunmadığı tezini yineledi.

Sınır Güvenliği ve Göçmen Hakları

Sivil toplum örgütlerinin raporda sert eleştiriler yönelttiği bir diğer alan göç yönetimi oldu. Özellikle sınır hattındaki toplu geri itme (pushback) ve sınır dışı uygulamalarının derhal sonlandırılması talep edildi. Yunan makamları ise savunmalarında, hem ulusal egemenlik hakları hem de Avrupa Birliği’nin dış sınırlarını koruma yükümlülükleri doğrultusunda hareket ettiklerini iddia etti.

Din Özgürlüğü ve Anayasal Engeller

Raporda, din değiştirme (misyonerlik) faaliyetlerine yönelik mevzuattaki kısıtlamaların kaldırılması tavsiye edildi. Ancak Atina, bu yönde atılacak adımların Yunanistan Anayasası'nın mevcut hükümleriyle bağdaşmadığını gerekçe göstererek mesafeli duruşunu sürdürdü.

Kurumsal Eleştiriler ve Yargı Vurgusu

Uluslararası kurumlar, ülkenin adalet ve güvenlik mekanizmalarına dair şu tespitlerde bulundu:

 * Nefret Suçları ve Yargı: AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR), ırkçılıkla mücadele eylem planlarını not etmekle birlikte; hâkim ve savcıların nefret suçları konusunda yetersiz kaldığını ve özel eğitimlerden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

 * Cezaevleri ve İnsan Ticareti: Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), cezaevi şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini ve insan ticaretiyle mücadele eden birimlerde ciddi personel açığı yaşandığını raporladı.

Atina Yönetiminin Yanıtı

Yunanistan hükümeti, yöneltilen eleştiri ve rapor tespitlerine karşı son dönemde hayata geçirilen hukuki reformları işaret etti. Yasal alt yapının güçlendirildiğini ve insan hakları standartlarının yükseltilmesi amacıyla adımlar atıldığını savundu.

 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.